Film (Ç)Ekimine Devam
Sanırım FilmEkiminden önce tüm beğendiğim filmleri seyretmiş olacağım.
“Find Me Guilty” benim konusunu okuyup beğenmediğim bir filmdi. Ama filmi izledikten sonra fikrim tamamen değişti. Film italyanlardan oluşan büyük bir topluluğun çete oluşturmaktan ve benzer 79 ayrı suçtan yardılanmalarını anlatıyor. Afişte gözüken sanık avukatlara güvenmeyerek kendi kendisini savunmaya karar veriyor.
Filmin %90′ı mahkeme salonunda geçiyor ama oldukça eğlenceli bir film. Duygusal anlarla birlikte birçok neşeli sahne de var. Ayrıca internetten Türkçe altyazı da bulabiliyorsunuz. Daha ne diyeyim
Güzel bir film Tavsiye ederim.
The Banquet yani türkçesi “Şölen” Çincesi “Ye Yan”. Filmin afişlerinde de hep “Hamlet” in 10. yüzyılda çinde yaşanmış hali diyorlar. Ben izledim ve filmi gayet beğendim. Imdb’de beğenenler, az beğenenler ve nefret edenler şeklinde bir bölünme var. Toplamda 6.2 almış ama sadece 262 kişi oy vermiş. Eminim ki izlenme oranı arttıkça oylar da 7-8 arasına yükselecektir.
Şimdi filmde bir imparator ve empress dedikleri bir imparotice var. Ben empress’i etkilemek anlamına gelen “impress” kelimesi ile karıştırınca uzun bir süre konuşulanlardan birşey anlamadım. Daha sonra kelimenin anlamına bakarak filmi geriye doğru anlamaya başladım
Çok da önemli bir ayrıntı değilmiş.
Neyse, şimdi bunlar dövüşüyorlar, uçuyorlar falan. Yine tutturmuşlar müziğin ve yazının felsefesi diye, durdukları yerde ölüyorlar. Klasik çin yapımı filmlerde insanların ağaç dallarında koşmaları, süzülere yere inmeleri, kelebek gibi uçup arı gibi sokmaları bu filmde de var. Ama ne güzeldir ki, kahramanların hiç biri binlerde kişiyi dövecek kadar güçlü değil. 5 en fazla 10 adamdan sonra ölüyorlar. Malum çin kalabalık olduğu için bir sürü kahraman da var. Ölseler de bitmiyorlar.
Film konu ve görsellik açısından muhteşem bir film. Her sahnede ayrı bir sanat yapılmış. Aksiyon sahneleri de oldukça tatmin ediciydi. Tavsiye ederim.
Son olarak da Ayı adam var. Bu film konu olarak çok ilginç bir film. Bir adam var. Canı sıkılıyor ve 13 yıl boyunca silahsız tüfeksiz ayılarla birlikte yaşıyor. Ufak bir çadırı, bir gözlüğü ve kamerası var. Ayıların yanında ufak kırmızı tilkiler de ona eşlik ediyorlar.
Film bir belgesel havasında geçiyor. Aslında ayıların belgeseli yanında Treadwell’nin hayatını anlatan bir belgesel. Bir çok arkadaşı ve akrabası filmde Treadwell’i anlatıyor. Bu amca bir gün ayılar tarafından kız arkadaşı ile ölü bulunuyor. Bir ayı ( Grizzly Ayısı diyorlar) çadırlarına saldırıyor. O sırada kamerayı açmak istiyorlar ama kameranın kapağını açacak zamanları bile olmuyor. Ama kamera çalışıyor ve seslerini kaydediyor. Sesler film içinde dinletilmiyor ama dinleyenlerin anlattıklarına göre 6 dakika boyunca adam ayı ile boğuşuyor ve bir yandan da kız arkadaşına kaçmasını söylüyor. Kız kaçmıyor ve çığlık sesleri 6 dakika boyunca devam ediyor ve sonunda birden sesler kesiliyor. Bunları duyduktan sonra filmi daha bir ilgili seyretmeye başlıyorsunuz. Karşınızda bir adam, hayatını ayılara ve vahşi hayata adamış bir adam var. O bakımdan ilginç bir film. Imdb’de 8 puan almış. Ama film daha çok bir belgesel olduğu için sıkılabilirsiniz.
Şimdilik bu kadar. Sırada “The Cave of Yellow Dog”, “Lucky Number Slevin” ve “Inside Man” var. “The Cave of Yellow Dog” film ekiminde oynayan bir film ama diğer ikisi arkadaş tavsiyesi…




Leave a Reply