Gül Kokusu
Nerden geldi bilmiyorum ama son zamanlarda gül kokusuna karşı bir istek başladı bende. Hem de kışın ortasında… Aslında olayın başlangıcı gece bisikletle bizim mahalleye girdiğimde duyduğum bir çiçek kokusu ile oldu. 2-3 gece, bizim sokağa girdiğimde aynı kokuyu duyuyordum. Koku bir bahçedeki bir çiçekten geliyordu ama o kadar baskın bir koku ki, bütün mahalleyi sarmıştı. İşte o zaman güllerin de aslında ne kadar güzel koktukları geldi aklıma. Hani filmlerde gül bahçeleri vardır ya. Kimbilir o bahçeler ne kadar güzel kokuyordur. Bu gece arkadaşımla yürürken bir çok bahçede güllerin açtığını gördüm. Bir tanesine eğildim ve kokladım. İşte aylar öncesinden hayal ettiğim koku. Hatta çok çok fazlası.
Eğer ileride bir villam olursa kesinlikle bahçesinde bir çok gül ağacı olacak. Bahar geldiğinde tüm mahallenin gül kokmasını istiyorum. Bu meret evde güzel olmuyor. İlla bahçede olacak ve her renk birlikte olacak. Sarı, kırmızı, beyaz.
Aslında bir kadına verilebilecek en güzel hediye bir gül. Ama öyle çingenelerden alınmış sap gibi bir kırmızı gül değil. Dalından kopartılmış ve ölene kadar buram buram kokmaya devam eden, ufacık bir gül. Ayrıca öyle özel bir günü beklemeye de gerek yok, bir pazar sabahı gül kokusu ile uyanmalı sevdiğin veya kahvaltı masasında bir demet gül olmalı vazorda. Ama en güzel, güller içinde bir bahçede kahvaltı yapmak. Her taraf gül olsun, sevdiğin kadın beyaz bir gül, sen bülbül ol, çırpın dur çevresinde…
Bu güller böyle güzel koktukça bülbül olmamak elde mi?




Her taraf gül olsun..
çok hoş bir yazı ne kadar romatik kokuyor, ne kadar gül kokuyor
malesef erkekler kabul etmesede romantiklik incelik ve zariflik kalmadı onlarda
bir kızı sadece para dolu romantizmle kandıracaklarını sanıyorlar
çiçekçiden alınan ruhsuz çiçeklerle yazık tabi buna inanan kızlarda çok ama dalından koparılıp hiçbir karşılık beklemeden koparılıp zarif bir şekilde verilen o gül en değerlisi en anlamlısı
gül kokuları hiç bitmez umarım sevgiyle kal…
Bu yazım üzerine özlem (sevgülüm) bana 1 koli göndermiş. İçi kıta basa gül ürünleri ile dolu. Gül lokumları, oda parfümleri, sabunlar, şambuanlar, bir sürü şey. Öyle çok sevindim ki. Ama bu güller bu kadar güzel kokarken neden gül suyu hacı yağı gibi kokar. Gül suyunun bu kokusunu özlem kendine hakaret olarak algılasa da gülün güzel kokması gibi gül suyunun kötü kokmasını da doğal karşılamak lazım. Herşey güzel kokmak zorunda değil ki. Sonuçta o da kendine göre güzel bir koku ama bana ağır geldi. Ama anannem beğendi mesela.
Dün bir arkadaşım da yolda gördüğü bir gülün yanaklarını elleri arasına alarak “uyyy sen ne kadar tatlı şeysin” dedi. Çocuk gibi oluyor bu güller canım
Çok romantik bi yazı olmuş gerçekten.