Ana Sayfa

Son Zamanlarda İzlediğim Filmler

06.08.2006 at 22:34

Süpermen Dönüyor

Klasik süpermen filmlerini aratmayacak bir film olmuş. Tabi eskiden daha masum veya daha çocuk olduğumuzdan filmdeki bazı saçmalıkları göz ardı ederken, yaş kemale erince o saçmalıklar göze batmaya başlıyor. Başta o adam nasıl uçuyor öyle :) değil mi yani. Görsel efectler açısından tatmin edici bir film olmuş. Film afişlerinde süpermen sanki bilgisayar efectiymiş gibi duruyor ama film gayet gerçekçi olmuş. Ama süpermenin uzaydayken bayılara dünyaya doğru düşmeye başlaması veya binlerce kilometre düşerken geriden öne doğru olan saçlarının yere indiğinde jöleli olması gibi saçmalıklar var ama genel olarak gidilesi ve görülesi bir film.

Karayip Korsanları

Valla ben ilk filmi çok hatırlamıyorum. İkinci filmde ilk filme bir sürü gönderme yapılmış, veya ben anlamadığım için öyle sanıyorum. Garip gurup isimli bir sürü adam olunca ve konuları o adamların isimleri ile sözlü olarak anlatınca (örnek vereyim: William, doroti’nin Elizabeth ile Martin den olma çocuğu ve Dr. Platin ile Elizabeth hennen ne hennen ne. diye 5 dakikalık bir diyalog üzerine bir sürü olay oturtulunca) ben birşey anlamıyorum genelde. Onun için ben de bu filmden fazla birşey anlamadım. Ama görsellik nasıl dersen ona diyecek birşeyim yok. Deniz altında yaşayan korsanların yüzleri gözleri falan süper. Bence gitmeden önce ilk filmi izlemekte yarar var.
Göl Evi

“Romantik-Bilim kurgu” denebilecek türde absurd bir film olur kendisi. Şimdi bir adam var göl kenarın bir ev tutuyor. Nerden geldiği belli olmayan bir mektup alıyor. Sonra efendim anlıyoruz ki bu iki mektup farklı zamanlarda aynı yerde oturan bir bayandan geliyor.(Zaten biri kadın, diğeri erkek olmasa sadece bilim kurgu olurdu.) Adam 2004 yılında, kadın 2006 yılında. Adam 2004 yılında postaya bir mektup koyuyor, hoop 2006 yılındaki kadın mektupu alıyor. sonra cevap yazıyor hooop 2004 yılındaki adama geliyor. Öyle ki adam koyar koymaz kadın alabiliyor. Neyse bunlar sadece yazışarak haberleşiyorlar ama bu olayı hiç garipsemiyorlar. Nolacak ki gelecekten biri mektup gönderiyor. Gayet normal. Şimdi bana öyle birşey olsa ilk yapacağım şey loto, toto, şans topu ıvır zıvır ne varsa sonuçlarını istemek olur. Ama avrupalı dürüst, hennen ne hennen ne adamlarlar ya, hiç böyle hinlikler akıllarına gelmiyor.(Hinlik ne garip bir kelimeymiş.) Neyse sonra bir ara kadın yazılan mektupları almıyor. Adam 1 ay boyunca posta kutusuna sürekli yeni mektuplar koyuyor. Ama her seferinde eski mektuplarının orada olduğunu görüyor. Buradan da Amerikan Posta şirketinin işini ne kadar aksattığını görebiliyoruz. Tamam 2006 yılındaki kadın almıyor, postacı niye almıyor. Bir de bunlar sadece yazışıyorlar ya, bir ara şöyle bir yazışma oluyor;
- Sonra ben de ona dedim ki
- dur dur anlatma
Nasıl ya. Yazışmayla bunu nasıl başarıyorlar anlamadım. Ben en son postakutusunu açıp birbirleri ile konuştuklarına karar vermiştim.

Neyse efendim, zaten bundan başka “Geleceğe dönüş” filmlerinden edindiğimiz genel kültüre aykırı gelecek birçok öğe vardı. Sonuç olarak bence romantik filmlere bilim kurgu karıştırılmamalı. İnsan izlerken üzülüyor. Farklı bir deneme olmuş. Romantik film hayranları gidebilirler, izin veriyorum.

DipNot: Yazdıklarıma bakarak ne kadar pimpirikli biri olmaya başladığımı görebiliyorum :)

Bu sayfada yazılanlar işinize yaradı mı?

1 Bu konuda bir daha yazma2 Saçmalamışsın3 Kötü bir yazı4 Gereksiz bir yazı5 Ne iyi ne kötü6 İyi olmuş ama eksik yönleri var7 Güzel aslında ama tuzu mu az olmuş8 Güzel bir yazı olmuş9 Duygularıma tercuman olmuşsun10 Süper bir yazı olmuş (4 oy kullanıldı, ortalama: 7.75 / 10)
Loading ... Loading ...

Leave a Reply

Eğer resimli yorum yapmak istiyorsanız ayrıntıları burada bulabilirsiniz.
Lütfen yazım hatalarına dikkat ediniz.

Google