WoW’da Tatil Deneyimleri-I
1 haftalık tatilimizin 3. gününde yaşadıklarımızı ve WoW (World of Wonders) da tatil yapmak isteyenlere tavsiyelerimizi aktarmak istiyorum.
İstanbuldan ulaşım için mutlaka uçak’ı kullanın. Uçaktan otel arası 45 dk’lık bir mesafe. Havaalanından Bodrum merkeze Havaş’lar var. Ama Bodrum merkezden de taksi veya minibüs’e binmeniz gerekiyor. Elinizde valizlerle bu şekilde bir yolculuk için 15-30 YTL arasında ödeme yapmanız gerekirken WoW’dan transfer de alıp havaalanından otele ve dönüşte otelden havaalanına özel bir araba ile ulaşabilirsiniz. Bu hizmetin bedeli kişi başı 50 YTL. Biz tranfer de aldık ve havaalanından bir şoför bizi aldı. Yolda Bodrum’u tanıttı ve bizi otele bıraktı. Şoför’ün dediğine göre Gümbet’deki barlar çok tekin olmuyormuş, onun için Bordum merkeze gitmek herzaman daha iyimiş.
Burada Pazar günleri “Silent Day” sessiz gün olarak adlandırılıyor ve neredeyse hiçbir etkinlik yapılmıyor. Sadece akşam havuzbaşında canlı müzik oluyor. Bu nedenle 1 haftalık bir tatil yapacaksanız Pazar gününden başlamanız daha iyi. Gün içi aktivitelerini kaçırmamış oluyorsunuz. Biz cumartesi günü geldik. Yabancılık falan derken akşam yemeğini yedik ve diğer etkinliklerden haberdar olmadan dışarıya çıktık, oysa daha sonra öğrendiğimize göre sahilde birçok etkinlik yapılmış.
WoW’da bir çok etkinlik var. Hoş broşürlerde yazanlar, kafamızda canlananlar ve burada gördüklerimiz arasında farklılıklar var tabi. Mesela Game Center dedikleri yeri ben büyük bir ateri odası gibi düşlemiştim ama içinde 2 masa tenisi, 2 bilardo, 1 langırt ve 1 tavla olan bir oda. Ama çoğu mekan ve aktivite tatmin edici.
Herşey dahil konsepti gerçekten güzel. Günün 24 saati yiyecek birşeyler bulabiliyorsunuz. Her yemekten sonra mide fesatı geçirecek gibi oluyorsunuz ama bir sonraki öğünü de kaçırmıyorsunuz. “Parasını verdim, hepsini yemeliyim” zihniyeti en fazla 2 gün sürüyor. 2. günün sonunda “Her öğünde az yemeliyim” gibi bir felsefe edinebilirsiz. Gün içinde 3 ana öğünün dışında kek-börek saatleri, atıştırma saatleri, gece yemeği, gibi ıvır zıvır isimli bir çok yeme aktivitesi var. Sürekli belli saatlerde olan servislerin dışında bazı saatlerde özel olarak yapılan servisler de var. İçki ve kokteyl’ler 24 saat var. Gece çorba servisi var. Ayrıca odalardaki minibarlarda içecekler var. Tüm bu içecek ve yiyecekler ücretsiz. Ana yemekler açık büfe şeklinde ve birçok damak tadına hitap edecek durumda. Balık, kırmızı et ve tavuktan birini seçebiliyorsunuz mesela. Bir tarafta da makarna, lazanya, fasulye veya geniş bir salata bar, geniş bir tatlı barı gibi seçenekler de var.
Tüm yemek çeşitlerinden azıcık alayım demek yapılabilecek en büyük yanlış. Çünkü bu şekilde en kısa yoldan 2 gün içinde mide fesatı geçirebiliyorsunuz. Bunun yerine önce sıcaklardan birine karar verip, diğer yiyecekleri bu ana yemeğe göre seçmekte yarar var. Aslında ara yemekleri kaçırmıyorsanız ana yemekleri hiç yemeseniz bile aç kalmıyorsunuz ama “Para verdim, yemeliyim” zihniyetinin gözü kör olsun.
Ana restorant dışında diğer alakart restoranlarda da 12-16 arası yiyecek birşeyler bulmak mümkün. İtalyan restoranında salata, pizzamsı bişey, hamburger ve patates kızartması, akdeniz restoranında pide ve börek, türk restoranında lahmacun, pide ve dondurma bulmak mümkün. Türk restoranının üst katında dondurma ve tatlılar var. Bu restoranlardan rezervasyon yaptırarak akşam da yemek yiyebilirsiniz. Yalnız İtalyan restoranı için biraz uğraşmak gerekiyor çünkü herkes oraya gitmek istiyor. Halbuki çok matah bir yer değil.
Yemek dışında ücretsiz tenis dersi ve squash dersi alabiliyorsunuz. Tenis dersleri için başlangıç seviyesi 10-11, az ileri seviye 11-12 arası ders alabiliyor. Daha ileri seviye iseniz öğleden sonra maç yapabiliyorsunuz. Ama bu dersler için önceden bildirmek gerekiyor. Her dersin sonunda yarın aynı saatte şeklinde söylemeniz yeterli oluyor. Ayrıda kendi aranızda tenis oynamak istiyorsanız hocanın dersleri olduğu saatlerde raket alabiliyorsunuz. Hoca eve gitmeden önce raketleri geri vermek gerekiyor.
Squash dersi öyle aham şaham bir şey değil. Hoca sadece squash’ın kurallarını anlatıyor. Nasıl vuracağınız ve nasıl daha iyi oynayacağınız size kalmış. Ama squash gerçekten güzel birşeymiş. İnanılmaz ter atabiliyorsunuz. Arada gidip yarım saat tekbaşıma oynamak bile gayet zevkli. Squash topu kauçuktan yapılma olduğu için oynadıkça top daha çok zıplıyor ve oyun daha zevkli hale geliyor. Eminim ki iki kişi oynandığında çok zevkli bir oyundur.
Bunun dışında bolca su sporları yapabiliyorsunuz. Ama bu sporları yapmak için ya daha önceden eğitim almış olmanız gerekiyor ya da otel kapsamındaki eğitimlerden birine dahil olmanız gerekiyor. Bu eğitimler ücretli. İsterseniz eğitim sonunda (yine ücretini ödeyerek) sertifika alabiliyorsunuz. Biz katamaran eğitimi almaya karar verdik. Katamaran iki ince botun üzerine iki yelkenin takılması ile, rüzgar gücü ile giden motorsuz bir araç. Kullanmak için rüzgarın davranışlarını iyi anlamak gerekiyor. Sadece rüzgar gücü ile gittiği için öyle her aklınıza esen hareketi yapamıyorsunuz. Belli gidiş stilleri var ve bunlara uymanız gerekiyor. Eğitim yarım saat teorik dersin ardından yarım saatlik katamaran turu ile devam ediyor. Rüzgar şartlarının farklı olduğu bir gün de yarım saatlik bir katamaran turu yapılıyor. Böylece genel anlamıyla katamaran nasıl kullanılır öğreniyorsunuz. İlk 1 saatlik eğitimin sonunda katamaranı kendi başınıza kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Hele yeterli rüzgar varsa çok zevkli bir spor. Katamaran inanılmaz hızlara çıkabiliyor. Bazen korkutucu olsa da yapılmaya değer. Bu arada katamaran eğitimi 50 euro. Eğitim sonunda sertifika isterseniz bir 50 euro daha vermeniz gerekiyor. Ama baştan sertifika istiyorum derseniz 120 euro vermeniz gerekiyor. Sanırım sıfırdan sertifika eğitimi verdiklerinde daha farklı bir eğitim veriyorlar ama önce eğitim alıp işi öğrendiğinizde, prosedürler katamaran kullanan bir kişinin sertifika almak istemesi şeklinde oluyor ve daha ucuza geliyor.




Uzun ve bilgilendirici idi sağ ol