HeyGirl! ve Genç Kız Dergilerinin Deşifre Edilmesi
Bugün metroda giderken tam karşımdaki duvarda seventeen diye bir derginin reklamı vardı. Bu derginin kapağında yaşı 17′nin oldukça üstünde bir bayan arkadaşımız kendini genç süsü vererek karşısındakinin tam gözlerinin içine bakarak gülümsüyor. Gerçekten etkileyici bir resim. Malum 10 dk’lık yolculukta yapılacak çok birşey bulunulamadığı için afişi incelemeye devam ettim. Keremcem veya ona benzer isimli bir adamın resmi vardı birde, onun posterini vermişler. Ayrıca yaz aşkları ile ilgili birşeyler varmış dergide. Beden dilinden bahsedilmiş falan filan.
O zamana kadar hiç genç kız dergisi almadığımı farkettim
Bu bende büyük bir eksiklik mi bilmem, ama erkek dergisi de almadım. Okulda bazı erkek dergileri vardı ama onlardan bahsetmiyorum.
Sanırım FHM halen erkek dergisi olarak satılıyor. Bir ara içindeki kadın resimlerini epey bir abarttılar diye biliyordum. Neyse, tam şu dergilerden birer tane alayım da inceliyeyim diye düşünürken şirketteki bir arkadaş (Nagihan) kuzeni HeyGirl! ün düzenlediği bir yarışmaya katıldığı için böyle bir dergi almış.
Beleş dergi bulmuşum kaçırır mıyım hemen incelemeye başladım. Sanırım bu dergi SevenTeen gibi 17 yaşına hitap eden bir dergi değil, çünkü dergi okuyucuları içinden yapılan bir çekilişin kazananlarının fotograflarını koymuşlar ki o kızlar taş çatlasa 11 yaşındadırlar. Demek ki okuyucu kitlesi 11-13 yaş arası diyebiliriz.
Şimdi ben 11 yaşında ne yaptığımı hatırlamaya çalışıyorum. Muhtemelen 3 veya 4. sınıfa gidiyorumdur. Futbolcu kartları ile pişti benzeri bir oyun oynuyor olabilirim, ateri salonuna gidiyor olabilirim, misket oynuyor olabilir. Tam emin değilim. Ama şuna eminim ki ellerimin veya ayaklarımın kurumasını ve çatlamasını önemsemiyordum, veya saçlarımın parlak kalması o zamanlar benim derdim değildi (hoş şimdi de değil ya
)
Şimdi bu dergiye bakıyorum da kadınları neden anlayamadığımızı yavaş yavaş anlamaya başlıyorum. Çünkü 11-13 yaşındaki bir kız çocuğunun çocukluk dönemi böyle dergiler okuyarak geçtiyse eğer onları anliyamıyor olmamız çok normal. Yani bu şekilde çocukluğunu yaşıyamamış bir kızın yıllar sonra erkekler halen bir çocuk gibi şeklinde yorum yapmaya hakkı yok bence, çünkü onun çocukluk dediği şeyi erkekler 40 yaşından sonra yapmaya başlıyor
Şimdi dergide neler var biraz onları anlatayım;
Sayfa 5: zeki trikonun bir mayo reklamı, 20-25 yaşlarında mayolu bir genç kız, çevresinde 3 tane zenci var.
Sayfa 8: İçindekiler sayfası, bu sayfada en az 25-30 yaşlarında kızlar var ama genç gözükmek için çeşitli şaklabanlıklar yapmışlar
Sayfa 11: Haftaya Keremcem’le sohbet varmış
Sayfa 12: Kızlara “Erkekler güldüren kızlardan hoşlanır mı?” diye sormuşlar. Cevaplar gayet 11-13 yaş kızlarının cevapları. Bir kız “onları güldürmeli, sensiz eğlenmenin, gülmenin anlamsız olduğunu düşünmeli, güldürüken aynı zamanda düşündürmeliyiz” şeklinde bir cevap vererek ne kadar eğitilmiş bir militan olduğunu göstermiş. Bu kızların hepsi örgütlü
Sayfa 18-19: Bu sayfaları beğendim, içinde kültür ve sanatsal etkinlikler hakkında kısa bilgiler var. Yeni gelecek filmler falan da var.
Sayfa 20-21: Bu sayfada saçları döküldüğü için saçlarını sıfıra vurdurmuş bir amca var. Bu amcaya “Yıldız Çocuk” demişler. Ben görsem abi derim yani o derece
Neyse bu amca burçların yanına birer bikini koyarak şu burç kendine şöyle dikkat etmeli, bu burç saçlarını söyle yapmalı şeklinde atıp tutmuş ![]()
Sayfa 32-33: Kendim yaptım köşesi, burada süper becerikli kızlara yeni şeyler yapmayı öğretmişler ama şunu kes, kolları şöyle olacak şekilde dik, üzerine şunları dik, tamam. Oldu canım, tüm kızlar terzi çünkü.
Ay sıkıldım, geri kalan sayfalarda makyaj malzemeleri, cilt bakım malzemeleri, bal dudaklar başlıklı ruj sürme tiyoları, parfüm bilgileri (bu sayfalarda şöyle başlayan cümleler var; “baştan çıkarıcı ve dikkat çekici mi olmak istiyorsun“, hemen dönüyoruz 11-13 yaşında sokakta terlik, pijaması ile dolanan ve elinde yarım ekmek içinde domatesi olan erkek çocuğuna “hişt lan ufaklık baştan çıkartıcı ve dikkat çekici mi olmak istiyon” sorunun arkasından korkarak eve kaçan bir çocuk düşünün
o derece yani
) , bir kelime bulmacası var.
Daha devam edecem ama bu kelime bulmacasına takıldım. Baba bu bulmaca direkt bilinç altına çalışmış. Şimdi bu körpecik kızlarımız dergimiz bulmaca vermiş çözelim diye kasılıyorlar. Öyle bir sorular sormuşlar ki cevaplar sayfanın altında yazmasa imkanı yok bulamazsın. En baba bulmaca çözenler de bulamaz iddea ediyorum. Hadi size sorayım şimdi. 5 harfli birşey. “İlişkinin yapıştırısı, aşkın olmazsa olmazı. Hep bir arada olmayabilirsiniz! Aşkı taze tutmak, birbirinize daha da bağlanmak için biraz da bunu yaşamak gerek. Bu durumdan kızlar daha fazla etkilenebilir.” hadi bakalım çözün. 5 harfli. Cevabı vermiyorum yorumlarda tahmin edersiniz
Şimdi bu soruyu okuyan kız bilinç altına şunları yazıyor;
* bu şey her aşkta olmalı, bizim aşkımızda yoksa sorun çıkart
* aşkı taze tutmak için lazı, bende yapmalıyım, yoksa sorun çıkart
* bu durumdan ben daha çok etkilenmeliyim, etkilenmezsen sorun çıkart
* ulan hem olmazsa olmazmış, hem ben daha çok etkilenecekmişim, hem de aşkımızı kuvvetlendirecekmiş, hmm çok mantıklı, yeterince mantıklı bunu yapmalıyım.
Korkarım bu sorulardan 17 tane var ve her ay kızların bilinç altına doğru veya yanlış 17 x 4 tane düşünce aşılanıyor. Ondan sonra gel de çık işin içinden.
Devamında tüketim çılgınlığını körükleyen bir kaç sayfa, karizmatik erkek (!)lerle ilgili birkaç sayfa, Yalın ve Aşk Cumhuriyeti başlıklı bir sayfa, Burak Kut ile ilgili bir sayfa, Heroes dizisi ile ilgili bir sayfa ki ilk bakışta gördüğüm Peter Petrelli ile Nathan Petrelli’yi karıştırmışlar
ayrıca bu kahramanların özellikleri üzerinden genç kızlara öğütler vermişler, arkadaşlarının özelliklerini kopyalama, nükleer enerji saçma falan
(değil tabiki
), yine tüketim çılgınlığı, yine erkekler.
Aman tanrım, kızlara erkek arkadaşlarını chat’ten uzak tutmak için yapmaları gerekenleri anlatmışlar. Özlem de bunlara benzer şeyler yapıyor
hmm dikkatlı olmak lazım
Dergi bitmiyor, bitirmeden de bu yazıyı bitirmek istemiyorum. Başladık bir defa
… Havuz partisi diye birşey var. Yarı çıplak erkek resimleri var. Güya havuzdalar
Sanırım bu kişiler ünlü kişiler, ben tanımıyorum o ayrı.
Yine bazı yakışıklı erkeklerle ilgili sayfalar. Aman efendim bu erkekler ekrandan yürek yakıyorlarmış, onlar için bilmemne ürününü kullanmak lazım. Yine direkt bilinç altına çalışılmış.
şunu beğeniyorum, şu ürünü almalıyım şeklinde.
Diyet tüyoları ile ilgili iki sayfa var. Yine formda kalma ile ilgili meyve kokteyleri hazırlama tüyoları, Örnek alınası kızlar ile ilgili sayfalar, uzman gözüyle aşk, uzman gözüyle sen, uzman gözüyle cinsellik şeklinde 3 sayfa. Valla 11-13 yaş grubuna hitap eden bir dergide bir genç kızın erkek arkadaşı ile birlikte olduğunu anlatması ilginç, ayrıca sorulan çoğu soruya bir psikiyatristle görüş şeklinde yanıt verilmesi daha bi ilginç. Yani hemen dönüyoruz pijamalı, terlikli, saçları yeni yıkandığı için dik dik olan 11 yaşındaki erkek çocuğa, bir eliyle pijamasını çekiyor, diğer eliyle döke saça şeftali yemeye çalışıyor.
- “len ufaklık, sen git bi psikiyatriste görün olm”
- “sen görün asıl, manyak deli, annneeeee annneeeee”
Ohh be bitti
Bunun bir de eki var ki o daha çok bilinç altı çalışmaları ile dolu. Onu da okursam bilinç altımda onarılmaz yaralar açılacağından korktuğum için onu bırakıyorum.
Şimdi beni okuyan genç kızlara buradan sesleniyorum. Bırakın bu işleri, gidin parklarda falan oyun oynayın. Sonra bu gençliğinizi ararsınız da bulamazsınız. Hoş benim sitemi okuyan 11-13 yaş arası kız var mıdır bilmiyorum, eğer varsa yorum yazın, size posterimi göndereyim. Süper karizmatik taklidi yaparım.






Kavgaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
5 harfliye “kavga”
bildim mi bildim miii
hayır bilemedin. Aynı zamanda bu bi kız ismi.
amanin bilemedim merakta ettim.. nolcak şimdi (:
hmm acaba nedir nedir
öncelikle şunu şöylemek istiyorum ki oyumuda vereceğim az sonra , ciddi anlamda süperr bir yazı olmuş bence. Valla çok beğendim, sorunun cevabına gelince , özlem bilmediğine göre ve sen de cevabın aynı zamanda bir kız adı olduğunu söylediğine göre; içimden kendi kendime ” Ne alaka” desemde DUYGU diye cevao vermek istedim.
Bazen günlük hayatımızda biraz daha dikkatli baktığımızda farkedemediğimiz bir çok şeyin varolduğunu göreceğiz.Ben de televole adıyla paşlayan ve ayrı bir sektör olarak yaşantımızda yer edinen ve hatta bazıları için vazgeçilmez olan paparazzi programlarını ve bu programların gençlerimiz ve onların yaşantıları, hayata bakış açıları üzerindeki etkilerini anlattığım bir yazımı en kısa zamanda blogumda sizlerle paylaşacağım.
Hüseyincim kısa bir reklam vereceğim kusura bakmazsan :):):)
http://www.cengizozcetin.blogspot.com
bu arada pazar sabahı programın yoksa erken saatte balığa gidelim, resimler falan çekip burada bir pazar sabahı başlığıyla yayınlayalım.
gerçi bu sabah saat 7 de kalkarken ; ” yarın sabah eşşek gibi uyuyacağım ulan” dedim kendime ama:):) beraber balığa da gitmek istiyorum. yarın bir gün yoksun belli mi olur
yorumumu gönderdikten sonra cevabı buldum. ama ben de burada yazmayacağım cevabı :):) DUYGU cevabı yanlış.
Hüseyin, dergiyle ilgili yorum yapmaya başladığın ii oldu sevgili yeğenim Begüm Babacan’a oy toplamaya başlayabilirsen sevinirim… Hem onlar daha çocuk yaw o tip şeylerden hoşlanıyorlasa yapsınlar, şimdiden onlara hayatlarının istedikleri gibi olmayacağını söylemesek de olur, herkes öyle değilmidir pembe dünyadan çıkmak zor gelmemiştir, keyiflerine baksınlar onsekiz-ondokuzdan sonra büyüdüklerini anlayacaklar zaten
http://bjmail.dbr.com.tr/heygirl/kapakkizi2007/yarisma.asp
Hüseyin, muhteşem bir inceleme. Tebrik ederim. Kanımca iyi bir baba olacaksın. Ama emin ol, düşünceleri(n/m)e katılan çok az karşı cins buluruz. Netekim Nagihan. Nagihan’cığım yeğeninin üniversite sınavına hazırlanıyor mu? Ona bu konuda bu kadar destek veriyor musun? Valla onu bunu bilmem ben 16~18 yaş arasındaki ineklememle bugünleri gördüm. Hayat belki 18′den önce kazanılıp 22’sinden sonra kaybedilen bir şey..
Nagihanın cevabıdır, mail atmış, ben de polemik yaratması açısından buraya yazmaya karar verdim
Ayrıca hiç de üstüme alınmadım
— Nagihan Demiş ki —
Haldun, Hüseyin,
Yeğenim başarısından dolayı ailesinden izin alıp buna katıldı artı bu senede
hem kurs hem okuldaydı. Üniversite sınavından sonra geldi buraya ve
çekimlere katıldı. Sınav sonuçlarına baktığında İstanbul’u kazabilecek
durumdaymış, elbette ki destekliyorum eğitimi. Desteklediğim başka konuda
yaşına göre yaşaması ve nerde ne konuşulacağını bilmesi, Yaşamın
renklerinden olan bir durum bu kadar eğitimle bağdaştırmaya da gerek yok
herkes eminim sizin kadar geleceğinin nasıl olacağına karar verebilir.
– Nagiha’nın Sözlerinin Sonu –
Evet sevgili Hüseyin kardeşim,
“Topless Women”ları ben de destekliyorum diyemiyorum Döne ne der bilemiyorum ?.. (Sanırım bu sözün üzerine Özlem sana ‘orrryuukeeett’ veya 5′li finish combo’da uygulayabilir…)
Şimdi, öncelikle bir eğitmen olarak duruma yaklaşmak isterim… yaklaştım şimdi uzaklaşmak isterim.. uzaklaştım, görüldüğü gibi eğitmen olarak konuya yaklaşıp, uzaklaşabiliyorum.. neymiş zoom yapabilmek için eğitmen olmak lazımmış. (Yaşasın, Cannon’da çalışan öğretmenlerin sırrını çözdüm…!!)
Tekrar paragrafa ‘Şimdi’ ile başlamak istiyorum ama ardarda olmuyor, hep şimdi hep şimdi, birazda geleceği düşünmek gerekiyor.
Günümüz gençliğinin senden, benden farklı olması çok normal, eğer yeni nesil senin çocukluk döneminde yaptıklarını yapsalardı, durumu üç (3) farklı madde ile açıklayabilirdik
1. Sen zamanının ilerisinde bir çocukluk geçirmişsin,
2. Toplum olarak çocuk ve gençlerin yetişmesine yönelik tüm dünyanın çözemediği sorunları çözmüş ve doyuma ulaşmış olduğumuz için gençler önceki nesillerle aynı yetişiyor olurdu.
3. Anne ve babalar, kendi anne ve babaları ile aynı olduğu için, farklı olmadıkları için gelişme veya değişme durduğu için yetiştirdikleri çocuklarda aynı olurdu.
4. (Bunu bilerek yukarda yazmadım) Dünya’nın dönmesi durmuş olurdu.
Her nesil risktir ve bir önceki tarafından kötülenir, dünya üzerinde hiç bir tarihte hiçbir nesil kendisinden gelen sonraki nesli sevmemiştir. Günümüz örneği… “ayy 80′ler ne güzeldi.. ahh ahh zamane çocukları bunları bilmiyor”
Öptüm yanaklarınızdan..
Bu konuyla ilgili “Turkiye Cocuk vs HeyGirl!” başlıklı bir yazı yazmayı düşünüyorum ama ne zaman vaktim olur bilmiyorum.
Şimdi aslında benim suçladığım kesim çocuklar değil. Çünkün onlar masum ve tarafsız başlıyorlar hayata. Benim suçladığım ufak yaştaki çocukların temiz duygularının ve saflıklarının bir reklam olduğu belli olmayan bir takım kurnaz yöntemlerle kullanılmasını ve gençleri tüketim çılgınlığının ortasına bırakılmasına karşıyım. Yani bu işi yapanlar çocuklardan çok bizim neslimizdeki insanlar. O nedenle olayı bir kuşak çatışması olarak bakmamak lazım.
Bizim zamanımızda “Türkiye Çocuk” diye bir dergi vardı. Bu dergi çocuk dergisi olması yanında birazcık da dini içerikler içeren bir dergiydi. Bizim okulda bu dergiler yasaklanmıştı, sebebi de gençleri çaktırmadan bir takım insanların istediği fikirlerle donatmasıydı. Şimdi de okul kitaplarına sokulmak istenen bazı saçma bilgiler var. Bunlara medya olsun, yargı organları olsun tepkiler veriyor. Çünkü o yaşlardaki çocuklara ne verirseniz kapıyorlar ve ondan sonra o kapılan bilgiler ile kararlar veriyorlar. Eğer izin verseler tüm reklamcılar o yaştaki çocuklara yönelir bence. (bkz Microsoft ve Milli Eğitim Bakanlığı ilişkisi)
Şimdi konu dincilik olunca herkes tepki veriyor da, konu gençlere aşk, ihtiras, makyaj malzemesi gibi konulara yönlendiren bir dergi olunca neden tepki verilmiyor. 3-4 yaşındaki bir çocuk oje alıyorsa durumu bir irdelemek lazım. Tamam irdelemesek de olur, sonuçta çocuklar daha özgür gelişsinler diyebiliriz ama yine de çocuklara yönelik yapılan dergilerin bir denetimden geçmesinde yarar var. Kötü niyetli bir editörün yazacakları çocukları çok kötü etkileyebilir.
Veya hangi anne baba bu dergileri inceleme ihtiyacı duyuyor?
herkes tartışıyor bir de ben yorum eklemek istedim…:)
kitle iletişim araçları insanların başta eğitim olmak üzere haber almak ve “eğlenmek” için kullandıkları araçlardan.Şimdi her gün televizyonda bunlar zaten tartışılıyor.Ne kadar eğitimsiz olduğumuz yozlaştığımız zaman geçtikçe herşeyin daha da kötüye kullanıldığı tartışma konuları.Evet, bir çok iletişim aracı, tüketim çılgınlığı içinde, çocuk ve gençlerin eğitim çağında farklı yöntemlerle onları kandırabiliyorlar.Önemli olan bunlara kanmayacak gençler yetiştirmek.Örnekler arasında her zaman iyiler ve kötüler mevcut olacaktır.Bana öyle geliyor ki önemli olan seçim yapmak ve yaptırabilmek…Seçim de yaklaştı hani
sabahın 4:41′i ve acı bir kahve içmiş olarak, yapmam gereken işlerin olmasına rağmen kaçamak yapmak için kıvranan bir türk genci olarak bir yorum daha yapayım dedim.
Şimdi aslında benim bu yazıyı yazma sebebim inanın ki şu anda çıkan ve üzerinde tartışılan konulara değinmek değildi. Benim derdim benzer yaşlardaki erkek ve kız çocuklarının hayatlarındaki farklılıkları göstermekti. Yani sonuçta ben çocukluğum zamanında böyle bir dergi hiç okumadım. Bilim ve Tekniğin bazı yazılarını okurdum, belki benzer bir çocuk dergisini de bir yerde denk geldiysem okumuşumdur. Ama benim çocuk olduğum dönemlerde dertlerimin büyük bir kısmı televizyonda “tom ve jerry”, “voltran” veya “lorel ile hardy” gibi ara ara verilen programları kaçırmamaktı. Veya gün ortasında kapanan televizyonda istiklal marşını dinledikten sonra ekranda “Televizyonu kapatmayı unutmayınız” yazısını görmekti. Atari salonlarında ücretsiz jeton için yapılan yöntemleri öğrenmeye çalışmaktı, street fighter veya final fight gibi oyunlarda tek jetonlar mümkün olduğu kadar ileriye gidebilmekti.
Ama dergiyi inceledikçe yeni nesilin bizden farklı olduğunu gördüm. Bizden farklı olmalarına da biraz garipsedim ama asıl garipsediğim şey bu zamana kadar hiç diğer taraftan bakmadığım bir dergiye dışarıdan bir gözle bakmaya çalıştığımda işin içinde bazı acımasız çıkar ilişkilerinin buralara kadar girdiğini fark etmek garibime gitti. Bu yeni bir konu değil tabiki, bizim zamanımızdaki heygirl! ü okusam eminim onda da benzer şeyler vardır.
Ben kızıma bunlar okutur muyum? Bence okutmam, zaten bundan dolayı o kuşak çatışması dediğimiz şey çıkıyor. Valla ona annesi karar versin.
Ama oğlum olursa eminim ki okutmam. Neme lazım
Neyse ben birazdan balığa gideceğim. Çantamı hazırlayayım. Çağa ayak uydurarak çantama güneş kremimi de koyayım.
Cildim bozulmasın.
Televizyonda Bengü’nun klibi var. Bir insan şarkı söylerken neden bikini ile dondurma yalar ki?
gerçekten çok güzel bir yazı olmuş ama anlayana tabii….
[...] gün HeyGirl! dergisi ile ilgili bir inceleme yazısı yazmıştım. Bugün bankaların zorla gönderdikleri SMS ve kredi kartı ekstreleri yanındaki [...]
Sevgili Hüseyin,
Sitendeki polemik için son sözümü söyleyeyim dedim, sevgili yeğenim Begüm artık İst. Yeditepe üni. Rehberlik ve Psikolojik danışmanlık okuyacak, yeğenime desteklerim yine devam edecek
ya ben 13 yaşındayım bunu okudum ve beğenmedim saçma olmuş bence neyse cvp bekliyorum senden by
Merhaba Emine,
Şimdi birincisi zaten bu dergilerde yazan kişiler size orada yazanların mantıklı gelmesi için doğru şeyleri yazma konusunda uzmanlaşmış kişiler
Ben onlar kadar iyi olamadığım için benim yazdıklarım sana mantıklı gelmeyebilir.
Neyse şaka bir yana gerçekten merak ediyorum Emine, HeyGirl veya benzer gençlik dergilerini okuyor musun? Bu dergiler hakkında senin görüşlerin nedir? 1-2 kelime bile olsa yazarsan sevinirim.
Merhaba ben 14 yaşındayım Yazınızı çok beğendim Kendi sınıfımda bu tür dergileri hiç kaçırmayan arkadaşlar var Ben de merak edip bi tane almıştım Valla fıtratıma çok ters geldi ve okuyan arkadaşlara acıdım,üzüldüm Bu durum bu dergileri hazırlayanların Türk gençliğini bozma yönünde ne kadar çok çalıştığını gösteriyor Aileler biraz çocuklarına ve onların yaptıklarına ilgi gösterse bunlara fırsat kalmaz diyorum ve bitiriyorum.Vesselam…
keremcem çok yakışıklı onun hayranıyım resimleri çok güzel tam 500 resmi var bende dahada biriktiriyorum
bana kalırsa bu yazı güzel olmuş ama sizn dediğniz bu işleri bırakın kısmı bana baya bi saçma geldi çünkü bu yaşlarda kızların girdiği psikoloji budur ve bu psikolji bırakın demeyle bu kadar bırakılmıyor bu yaşlarda bunları yaşayacağız iler yaşlrd sizin dediklerinzi yapmaya çalışırız örneğin 18 benim yalım 13
hım…
nedirki acaba
ah bi bilsem
of offffffffffffff
Eveet arkadaşlar uzun zamandır cevap yazmamıştım şimdi yazayım.
Sevde, kardeşim anladığım kadarıyla daha dindar bir cevrede yaşıyorsun. Bunu kullandığın “fıtrat” kelimesinden anladım
neyse ailelerin çocuklarına daha fazla vakit ayırması konusunda sana hak veriyorum. Özellikle annelerin kız çocuklarına daha fazla ilgi göstermesi lazım. Anneler önemli.
ilayda, kafana keremcan düşsün dersem umarım sevinirsin
damla, şimdi yeniden baktım da “bırakın bunları” dedikten sonra genç kızlarımıza parklara gitmelerini önermişim. Şimdi bir daha düşündüm de 11-13 yaşındaki çocukların parklara gitmesi normal değil mi? yoksa parka 7-8 yaşında mı gidiyorduk. Çok emin olamadım. Neyse park olmaz da başka bir yer olur ama sosyalleşmek şart. Özellikle kız çocukların eve kapatılmaması biraz daha özgür olması lazım bence. Abartmadan tabi
hoş benim kızım olursa ben nasıl davranırım bilmiyorum ama korkak bir kız olmasını istemem açıkcası
ezel, cevap veriyoruuuum: özlem.
ben keremcemle konuşmak istiyorum
ben 12 yaşındayım yazdıkların bence çok mantıklı ve çok güzel yazmışsın bazı arkadaşlae beğenmediklerini söylemişler aama yani dedikleriniz çok doğru
hop hop keremceme laf yok orda durun işte keremcemle konuşmatı bende çokkk istiyorum onu gerçek hayatta ben hiç görmedim keremcemin bende 750 tane resmi var inanmayana da kanıt var isteyene msn den gönderebilirim büşr@
Gerçekten harika bir yazı olmuş.. Tebrikler yanee…
eğer hala bi keremceme laf gelirse ilk önce beni bulsun ayrıca keremcem hayranlarında olanlar msn sini verebilirler mi? bide onlarda aşk oyunun bölümleri varmı ben indiremiyorumdaaa çokkk lazım klip yapacam mutlaka bulmam lazım birileri bana gönderebilir mi?:(
büşr@ keremcem düşsün başına
bu iyiliğimi de unutma 
keşke düşse
bence süpersn ya askım seni sevyorm
ben 11 yaşındayım
dergi ilginiz pek fazla çekmiş anlaşılan:)
bende diyorumki yazarmış eleştirmenmiş nassıl olunuyor e böyle olunuyormuş işte:D
sizin söylediğiniz dergiyi ben 14 yaşımdan beri hiç bir ay kaçırmadan tam 5 yıldır okuyorum ve her zamanda ilgimi çeken hoş gördüğüm konular oluyor.
Bir erkek olarak siz bile sıkılmadan baştan sona okumuşsunuz dışınızdan yalan diyebilirsiniz ben eleştirmek için okudum diyebilirsiniz ama hiç bir kimse iğrenç aptalca bulduğu bir dergiyi kii bu dergi 150 sayfa ise baştan sona kadar okumaz:D
bu işler sizden geçmiş ama kızların ve oğlanların kaç yaşında çıkmaya başladığındanda haberiniz yok galiba sorarım size hangi kız çocuğu korkmadan ailesine erkek arkadaşını anlatır onunla tanıştırır işte sizin beyenmediğiniz bu dergide uzman psikologlar tarfınfan bu konuda genç kızlar aydınlatılıyor
şeftaliyi bi elini pijamana sürerek diğer yandan her yarafı kirleterek yememeniz gerektiğini anlatıyor ama sizden geçmişşş:D
boşuna anlamaya çalışmayın beceremezsiniz
nese o kadar yazmışsınız yinede boşa gitmesin elinize sağlık
Dery@,
valla yaşın kaç bilmiyorum ama bu dergiyi 5 senedir okuduğuna bakılırsa 15-17 arasında olması lazım diye düşünüyorum. “Kızlar ve Erkekler” demek yerine “Kızlar ve Oğlanlar” demene de bakarak 14-16 arasında olduğunu düşünüyorum. Derya yazamak yerine Dery@ yazmana da bakarsak 13-15 arası olması lazım. Tümünün ortak paydası olarak 15 yaşında olduğuna kadar verdim. Çünkü daha büyük bir yaşta olsaydın bu dergiyi savunmaya çalışmazdın. Zaten ben de dergiyi karalamaya çalışmadım. Sadece 30′a merdiven dayamış (senin tabirinle geçmişşş) biri olarak dergiyi inceledim ve izlenimlerimi yazdım. Muhtemelen ben de 15 yaşında olsaydım ve 5 senedir böyle bir dergi okuyor olsaydım senin gibi düşünürdüm.
Ayrıca söylemezsem çatlardım yazıya dikkatli bakarsan 33. sayfadan sonra dergiden sıkılmışım. Bundan sonrasına da sadece göz ucuyla baktım. Aslına bakarsan bu dergi olmasaydı da FHM gibi bir erkek dergisini inceliyor olsaydım muhtemelen benzer yorumları yapardım.
Neyse bence bir an önce farklı dergilere yönlenmen ümidiyle.
Hmm Özlem sagolsun uyardı. Zaten yazı içinde arkadaş 19 yaşında olduğunu söylemiş. Ben uyku sersemi başka çıkarımlar yapmışım
yha bende bi kızm
bu arada ben sadece arkadaşlarımla eraber almıştım bitanem bu dergilerden…ilk okuyuşumdan sora bidaha elime almadım..allaım piskopat gibi kızşmış bi kız olarak gezmek istemedim evin içinde…. yha düşünsenize
ayyy! allaım korusun:D nese yasıyı yazan arkadaşa teşekkür ediyorumm….(yaş 15):D ßß!
sevgiiiiiiiiiiiii doğrumu?????
13 yaşındayım.walla çok güsel bi yazı olmuş seni kutlarım.Hepsi çok anlamlı.Benimde dergiler ilgimi çekio.Bu ay itibariyle kendi kendime söz verdim, heygirl! dergisinin sayılarını hiç kaçırmıcam
Hüseyin abi senin küçük kızlarla işin var
Medya hepsini almış bağlamış kendine. Ben düşünüyorum da o yaşlarda ne yapıyordum… Sanırım vbulletin ile ilgili çeşitli deneyler ve eklentiler üzerine epey bir zaman geçirdim, wordpress ile çeşitli siteler kurdum. Ondan sonra bir süre uzak kaldım, eğitimimi bilgisayar üzerine yapmayı düşündüm ama sonra dedim ki biraz ellerim kirlensin mekatronik mühendisi olayım. İnşallah 2 sene sonra karar değiştirmezsen o bölümü seçeceğim. 
özlem duymak olabilir mi?
isim özelliği de taşıyormuş..
çünkü bir arada olmadığında sevgiyi ayakta tutuyormuş..?
Evet, Özlem doğru cevap.
mrb..konu bence çok doğru ve we üstünde durulması gereken bi konu.ben de 16 yaşındayım 14-15 yaşında çok sık okurdum heygirl ‘ü.we herkezin çok lüx hayatının olduğunu onca makyaj malzemesini alabilip kullandıklarını düşünürdüm.sadece bu kadar da diil tüm kızların sewgililerini annelerine anlatabildiklerini de sanardım.we bu beni çok üzerdi.herkesten farklı ,herşeyden mahrum biri zannederdim kendimi.hoş hala öle düşünüyorum.moralimi bozuyo bu dergiler benim içimde daha başka istekler oluşuyo halbuki çok mutu bi hayatım war.artık mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum bu dergilerden we başkalarının hayatlarına özenmemeye çalışıyorum.teşekkürler emek için
mrb..konu bence çok doğru ve we üstünde durulması gereken bi konu.ben de 16 yaşındayım.14-15 yaşında çok sık okurdum heygirl ‘ü.we herkezin çok lüx hayatının olduğunu onca makyaj malzemesini alabilip kullandıklarını düşünürdüm.sadece bu kadar da diil tüm kızların sewgililerini annelerine anlatabildiklerini de sanardım.we bu beni çok üzerdi.bunun dışında sex ten bahsedilirdi we ben bu yaşa kadar böyle şeyler yaşamadığım için acaba bende weya yaşadığım ortamda bi anormallik mi war diye düşünürdüm.herkesten farklı ,herşeyden mahrum biri zannederdim kendimi.hoş hala öle düşünüyorum.moralimi bozuyo bu dergiler benim içimde daha başka istekler oluşuyo halbuki çok mutu bi hayatım war.artık mümkün olduğunca uzak durmaya çalışıyorum bu dergilerden we başkalarının hayatlarına özenmemeye çalışıyorum.teşekkürler emekleriniz için