Beykoz
Sanırım istanbul’da bana en çok hitap eden yerlerden biri burası. Aslında buraya öyle bilerek falan gelmedim. Bir cumartesi sabahı motorla karşıdan eve doğru gelirken yolu uzatmak için girdiğim bir yolu inatla takip ettikten sonra ulaştım buraya. Yol zaten hep denizi takip ediyor ama Hidiv karsına gelmeden hemen önce Sahilboyu otobüs durağının olduğu yerde deniz ile yol arasında yarımla bir metre arası bir mesafe kalan bir yer var. Genelde burada balıkçılar oluyor ama yine de yere oturup denizle iç içe olmanın keyfini yaşayabiliyorsunuz.
Ben bohemler gibi yere oturamam diyenler için belediye 3-4 tane bank da koymuş. Ama benim gibi biraz daha keyfinize düşkünseniz ve denize karşı bir keyif çayı da içeyim diyorsanız “Sahilyolu” durağının hemen karşısında bir restoran var. Oraya gelip çay içebiliyorsunuz. Yerin ismi Boudberg’müş şimdi menüsüne baktım. Fincan çay 2,5 YTL. Yanında da bir otoparkı var. Hoş benim motor için çok sorun olmuyor ama araba ile gelenler bu otoparkı kullanabilir sanırım.
Dünkü yazımda deniz güneş falan palavra demiştim ama şimdi şurda oturup çayımı yudumlarken güneşin batışını izlerken, dün gece izlediğim dizilerin beni ne kadar karamsar bir havaya soktuklarını şimdi daha iyi anlıyorum. İnsan bazen hayatın bütün koşturmasından sıyrılıp buralara gelip hiiiç bir iş yapmadan bu denizi izlemeli bence. Hoş bu restoranda çalan dımtıs dımtıs muzik de olmasa herşey çok daha güzel olacak ama buna da şükür diyorum.
Şimdi yazıma burada son verip güneş batana kadar çayımı içip yanında kızarmış patates yiyecem
Görüşmek üzere…




Ne kadar güzel bir fotoğraf,nasıl da güneş ışıldamış denizde….