Geri kalan Paris deneyimleri
16.06.2007 at 2:17
ォ Geçen Cengiz’in blogunda imleçler yerine farklı ikonlar kullandığını gördüm. Özendim ben de yapayım dedim, ama dakka bir gol bir şeklinde firefox’da alt tuşu ile rakamlara bastığımda farklı tablara gidiyor. Sanırım firefox’un bir özelliği. Onun için başka bir program ile iconları daha sonra koyacağım. Tabi muhtemelen siz okurken sonra olmuştur
- Icon koyma işinden üşendim onun için klasik yöntemle devam edecem. Cengiz kadar sabırlı değilim sanırım.
- Paris konusuna dönersek Paris beklediğim kadar pahalı bir yer gelmedi bana
- Yeme içme pahalı ama konaklama ve ulaşım ucuz
- Metroya bir defa binmek 1,5 euro. Ama metro ile hiç dışarı çıkmadan tüm şehri gezebiliyorsunuz.
- Dışarı çıkıp tekrar içeri girmek için ayrı bilet almak gerekiyor
- Bazı metro durakları ile banliyo trenleri kesişiyor ve bazı banliyo duraklarında durmak bir yana geçerken bile ürperiyorsunuz.
- Geceleri Metroda adam kesiyorlar diye düşünüyordum ama saat 12:00 sularında metroda oturacak yer bulamadık.
- Paris’e gidince Eifell kulesine mutlaka çıkın ama mümkünse bu işi salı günü yapmayın. Çünkü salı günleri başka müzeler kapalı olduğu için herkes eifell’e yönlenmiş oluyor.
- Eifell kulesinin en üst katına çıkıp, 2-3 fotograf çekip aşağıya inmek yaklaşık 4 saat sürüyor. Bu sürenin %90′ı beklemekle geçiyor.
- Eifell’in en üst katına çıkmak 11 euro.
- Konaklama için hostellere bakın. Eğer düzgün ararsanız şehir merkezinde ve ucuz hosteller bulabilirsiniz. Biz San Sebastian diye bir otelde kalmıştık. Geceliği 20 euroydu sanırım.
- Konaklayacağınız yer şehrin dışında da olsa sorun değil ama mümkünse 1 metroyla görmek istediğiniz yerlere gidebileceğiniz bir yerde olsun. Onun için hosteli seçerken metroyu da dikkate alın
- Alışveriş merkezleri akşam 6 gibi kapanıyor ve o saatten sonra alışveriş yapacak yer bulamıyorsunuz. Onun için erken kalkın.
- Turist information office’lere “ben şöyle birşey almak istiyorum, nereden bulurum” dediğinizde size yardımcı oluyorlar. Harita falan da veriyorlar.
- Sen Nehri güzel bir yer. Üzerinde Boat-o-tour (sanırım isimleri böyleydi) diye tur seferleri var. 14 euroya günlük bilet alıp tüm gün motora binmek mümkün ama adamlar kağıt masrafı olmasın diye yaz kış tarifesini aynı kağıda basmışlar. eğer dikkat etmezseniz kış tarifesine bakıp motorların akşam 22′ye kadar çalıştığını düşünebilirsiniz. ama öyle değil. Yaz tarifesinde akşam 6 veya 7′de paydos ediyorlar. Biz 14 euro verip sadece 4 durak gidebildik.
- Paris halkı söylendiği gibi ketum insanlar değil. Hani derler ya Fransızlar ingilizce bilseler bile konuşmazlar diye. Çok da öyle değil. Yolda 2 farklı kişi bize -biz istemeden- yardım etti. Hatta yardım etmenin yanında tarihi yerleri de tanıttı. O kadar yani
- Paris’de çok fazla motosiklet var. Ve bu motosikletler arabaların arasından gidiyorlar. Onun için yaya geçidi dışında arabaların arasından geçecekseniz çok çok çok dikkatli olmalısınız. Onun için hiç kasmadan yaya geçidinden geçmek lazım. Biz bir defa yoldan geçelim dedik, bi motor çarpıyordu az daha.
- Paris’de kafelerde dışarıdaki sandaylelerin hepsi sokağa çevrili. Millet bira içerek sokaktan geçenlere bakıyor.
- our vrosh(yazılışını salladım
) veya okunuşu “yovruş” şeklinde olan dükkanlar Türkiye’den %50 daha ucuzmuş. - Bir sürü tarihi eser var.
- Yanınızda mutlaka turist rehberi şeklindeki kitaplardan olsun. Bir de bolca ve detaylı haritalar olsun. Zırt pırt kaybolabilirsiniz.
- 3 gün kesinlikle yetmiyor. Lauvre müzesini falan gezecekseniz en az 9 güne ihtiyacınız var.
- Notr Dam’ın arkasındaki dükkanlarda fiyatlar çok farklı onun için alacağınız şeyleri yanyana olan dükkanlara tek tek sorun, en az 1-2 euro fark ediyor.
- Take-away yazan dükkanlarda oturup yemek yemeyin çünkü oturduğunuz için sizden fazla para alıyorlar. 3 euroluk böreğe oturduğumuz için 6 euro verdik
- Champ Ellesy (veya buna benzer yazılan yer) şanzelize dedikleri yer. Bir sürü alışveriş merkezi var ama ben satılan ürünleri çok beğenmedim. Canım Türkiye’mde daha güzelleri ve daha ucuzları var. Ama lacoste gibi çok pahalı markaları parista az pahalı şeklinde bulabilirsiniz.
- Fransızlar cidden giyime kuşama çok önem veriyor. Tırt ötesi bir restoranda bile salaş geldiğimiz için garson bizimle çok ilgilenmek istemedi. (Yemişim fransız garsonu. Çok da tınn. Hoş özlem herzamanki gibi şıktı ama ben sırtımda sırt çantası, üstümde t-shirt şeklindeydim
) - Avrupada 1 hafta kaldıktan sonra euro’ya alışıyorsunuz ve ilk başlarda çok pahalı gelen şeyle “ooo 3 euro çok ucuz” şeklinde oluyor.
- Bir sürü bilgisayar oyunlara satan dükkan var. Hepsi de orjinal. hem de 60 euro.
- Çok güzel oyuncaklar satan dükkanlar var. Ne ararsan var. Clementine oyuncağı sorduk adam çat diye söyledi yerini
- Uykum geldi, saçmalamaya başlamış olabilirim, affola.




Leave a Reply