Şampiyooon
Spor ile çok fazla ilgim olmamasına rağmen bazı garip gurup zamanlarda farklı başarılara imzamı atmışımdır. Mesela gecenin 12’sinde Fenerbahçe parkında ip atlama yarışı yapmıştık ve ben en çok yapanın 3-4 katı fazla yapmıştım ve herkesin ağzının payını vermiş, rezil rüsva etmiştim.
Neyse bugün de Özlem’in iş yerinden arkadaşları (Cengiz, Bahadır ve diğerleri, diğerlerinin ismini yazmıyorum çünkü anlatacağım başarı hikayesinde bu iki arkadaş var
) vardı. Denizde sis olduğu için bugün 3′den sonra Denizotobüsleri çalışmadığını öğrendim ve motora atladığım gibi Bakırköy’e gittim. Aslında Bakırköy yolunda hep trafik olduğu için motorla gitmek istemiyorum, çünkü çok fazla aralardan gitmeyi sevmediğim için illa arabaların arasında bekliyorum. Neyse belediyenin trafik kameralarından gördüğüm kadarıyla yollar süt limandı. Arabalar vızır vızır gidiyordu yani
Bakırköy’e vardığımda Özlem’i evinin yakınlarından bir yerden aldım ve Özlem’in Fatih diye eski bir arkadaşını Burger King’de ziyarete gittik. Sonra oradan yine motorla Galeriya’ya gittik. Ordada Özlem’in şirketten arkadaşları ile buluşup bovling oynamaya başladık. Cengiz kendine rakip olmamasından yakınıyordu. Bir iki alıştırma atışından sonra Cengiz, Bahadır ve Ben başbaşa gitmeye başladık
Sonlara doğru ben 14 numaralı ağır topun çok güzel gittiğini keşfedince oyunu kazandım
Hepsini yendim perişan ettim
hehe aslında çok bi perişanlık olmadı. Yani oyun bitti ben Özlem’e Heyoo ben kazandım dedim. Özlem de beni kutladı. Ben de sonuncu olduğu için onu kutladım ve gittik
Neyse şaka bir yana güzel bir gündü. Oyunun ardınan Kanatçı Hamdi’e gittik. Bu kanatçı abimiz zamanında ufacık bir mekandan kendine 5 katlı bir binaya kadar yükselmiş (5 katlı olduğunu uydurdum ama çok katlı bir binanın tepesinde kocaman Kanatçı Hamdi yazıyordu) meşhur bir kanatçı. (Evet, ufak yerden büyüdüğü hikayesini de uydurdum ama muhtemelen öyle olmuştur, yoksa direkt ilk günden 5 katlı bir binada başlamamıştır herhalde.) Kanatlar acı bir sosa bulanmış olarak geliyor. Acı istemiyorsanız özellikle söylemeniz gerekiyor. Acısı da acı ama. Arkadaşlardan gözleri yaşaranlar vardı
Künefe dair tıka basa bir yemeğin fiyatı kişi başı 20 YTL tuttu.
Bugünün diğer bir güzel yanı ise Özlem’le ilk defa nispeten uzun metrajlı olarak motosiklete binmiş olmamız. Yaklaşık 60-70 dk motorla dolandık. Aynı zamanda yakın yerlere gidip gelmek de artık sorun olmaktan çıktı. Şimdi bir de Taksim Bakırköy yaparsak tam olur. Pazartesi Cengiz fotoları gönderirse yayınlarım.




Fotolar hazır, fakat işyerimizde gmail başta olmak üzere tüm mail hesaplarımız engellendiği için resimleri sana nasıl göndereceğimi bilemiyorum
bir de kısık sesle söylüyorum aman kimse duymasın ; - kanatçı hamdi değil , Kanatçı Haydar
hikayeyi de doğru uydurmuşsun. Bu haydar amcamız, seyyar satıcılıktan başlamış ve şimdi tepesinde kocaaammmaaan Kanatçı Haydar yazan bu - ben de atıyorum- 5 katlı binayı yapmış , içeriye de bulduğu her duvara atasözü benzeri yazılar asmış. Örn ; “Türkü olayımız yoktur”, “Taklidi olmayınca gerçeğin farkı belli olmaz” vs..
[img=http://img340.imageshack.us/img340/4668/s5001572iu2.jpg][/url]