Sinyalizasyon Hatası Hayatlar
Geçen gün haberlerde Batman’da yaşanan bir kazanın görüntüleri verildi. Kaza güvenlik kameraları tarafından çekilmiş. Allah’tan kazada ölen olmamış ama minibüsteki 4 öğrenci hafif yaralanmış. Kazanın sebebi olarak birkaç kere sinyalizasyon hatası dendi. Ben video’yu izlemeden önce herhalde şoför sinyal vermedi onun için kaza oldu sandım ama video’yu izledikten sonra olayın sinyallerle ilgili olmadığını anladım. Zaten haberin devamında sunucu trafik ışıklarındaki bir sinyalizasyon hatasından dolayı kavşaktaki iki tarafa da yeşil yandığını ve kazanın da bu nedenle olduğunu söyledi.
Kazanın videosu bu adreste var. İsteyen gidip izleyebilir ama ben kısaca olayı anlatayım. Artı şeklinde bir kavşak (4 yol ağzı da denebilir) yukarıdan bir kamyon kaptırmış geliyor soldan da bir minibüs kamyonun geldiği yolu diklemesine geçmeye çalışıyor. Tam ortada kamyon minibüs’ün sol arka tarafından çarpıyor ve minibüs biraz daha ilerleyip devriliyor. İkisine de yeşil yandığı için ortada buluşuyorlar.
Şimdi bu kazada minibüsteki çocuklar ölseydi (Allah korumuş) bu işten kim sorumlu olacaktı? Devlet hatasını kabul edecek miydi? O trafik ışıklarının sinyalizasyonunu yapan şirket sorumluluk duyacak mıydı? Sinyalizasyon için kullanılan elektronik cihazın içine o hatalı kodu yazan yazılımcı/donanımcı kendinde suç bulacak mıydı?/Buluyor mu?
Belki olay şöyle olmuştur. Trafik gibi önemli bir konuda bir donanıma ihtiyaç vardır ama olay 2 ışığın senkron bir şekilde yanıp sönmesi olduğu için !basit! bir iş olarak algılanmış ve çok kritik işler yapmamış bir kişiye bu görev verilmiş, ve iş çok ucuz bir rakama yaptırılmış olabilir. O programı yapan programcı aldığı (sallıyorum) 250$ karşılığında 250$’lık iş yapmış ve gerisini kendine dert edinmemiş olabilir. Halbuki bu işin trafik ışıkları gibi kritik bir yerde kullanılacağını bildiği halde uykusuz geçirdiği bir haftasonunda bu işi bitirmiş olabilir. Kendi kendine de “bu işten çuvalla para götürecekler bana anca 250$ verebildi lavuklar, ben de size üstün körü iş yapayım da çok para kazanamayın” bile demiş olabilir. Sonra o yapmış olduğu üstün körü yazılım, ucuz olduğu için kabul edilmiş, doğru düzgün test edilmeden “ha bak bu kırmızı yanarken bu yeşil yanıyor, bak şimdi bu yeşil bu kırmızı yandı” şeklinde ayak üstü test edilmiş ve iş !ucuza! yaptırılarak devlete kar ettirildiği düşüncesi ile yetkililer kendileri ile gurur duymuş olabilir.
Halbuki o yazılımcı işini doğru yapsaydı ve bu kadar kritik bir işini böyle üstün körü yapılamayacağını ve bu kadar ucuza yapılamayacağını söylemiş olsaydı. Belki hatta yapmasaydı. Ürünü test eden adamlar adam gibi test etseydi. Çevrede yaşan insanlar ışığın düzgün çalışmadığını fark ettiklerinde belediyeye haber vermiş olsaydı. Adalet sistemimiz bu konu hakkında sorumlu olan kimseleri sorumlulukları kadar cezalandırabiliyor olsaydı. O kaza olmayacak, o minibüs içindeki çocuklarımız ölüm tehlikesi geçirmeyecekti.
Ama çok merak ediyorum, o kazadan sonra kimler nasıl bir ceza alacaklar. Kamyon veya minibüs’ün bağlı olduğu şirket belediyeyi veya kara yollarını dava edecek mi? O çocukların ailesi haklarını arayacaklar mı? İşin içinde olanlar en ufak bir vicdan azabı çekecekler mi? Valla ben hiçbirine evet diyemiyorum. Keşke hiç şüphesiz “tabiki canım” diyebilseydim.




Leave a Reply