Tüketici Cehennemi
Benim bu Tüketici sorunları ile sorunlarım bitmiyor. Ama öncesinde Türkiyedeki Tüketici Derneklerinin durumundan bahsetmek istiyorum. Türkiyede tüketiciyi koruma adına çıkartılmış güzel bir tüketici koruma yasası var. Biraz AB’nin zorlaması ile oldu ama bence güzel oldu. Mesela Amerika’da çoğu elektronik üründe 1 sene garanti varken bizde 2 sene garanti zorunlu. Bunun gibi bir sürü madde diğer ülkelerden daha iyi durumda. Ama bunun yanında bizim tüketicimiz diğer ülkelerdekilerden daha bilinçsiz olduğu için var olan hakkımızı bile doğru düzgün arayamıyoruz. Bu noktada şark anlayışı ile yürütülen onlarda Tüketici Derneği devreye giriyor.
Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye’de birbirinden bağımsız, habersiz ve hatta rekabet içinde olan bir çok tüketici derneği var. Hepsi aynı işi yapıyor ama aralarında hiç bir bağ yok. Belki de çok fazla bilinçsiz tüketici ile uğraştıklarından olsa gerek basit sorunlar üzerinde etkinken diğer konularda daha pasif kalıyorlar. Ayrıca çok da profesyonel olduklarını söyleyemem. Eğer biraz ücret alıyor olsalardı eminim onlarda da şikayetçi olan bir sürü kişi olacaktı.
Ben bundan 6 ay önce Garanti Bankasının hesap işletim ücreti muhabbeti yüzünden bu tüketici dernekleri ile konuşup derdimi danışmak istemiştim. Bunun için google’da 8-10 farklı arama yaparak istanbulda faaliyet gösteren 5-6 tane tüketici derneğinin e-mail adreslerini bulmuştum. Bulduğum tüm mail adreslerine de derdimi ayrıntılı bir şekilde anlatan ve bu konuda bana nasıl bir yardımları olabileceğini soran bir mail göndermiştim. Yaklaşık 6 ay olmasına rağmen halen bir cevap alamadım. Bunun yanında bol renkli ve yamalı yorganlar gibi olan web sitelerinde çalışmayan iletişim linkleri, güncellenmeyen köşeler cirit atıyor. İlk bakışta vay diyorsun adamlar canavar gibi çalışıyorlar diyorsun, sonra okuduğun ilk haberin taa 9 ay öncesine ait olduğunu görünce bu derneğin kapanmış olduğunu düşünüyorsun.
Ama aslında öyle değil. Dernek hergün harıl harıl şikayetlerle uğraşıyor, hatta bu şikayetlere cevap vermekten başka bir iş yapamıyor. Bir tane derneğe telefon açmıştım. Santral 2 tane seçenek sunmuştu bana; Şikayetleriniz için 1, görüş ve önerileriniz için 2′ye basın diyordu. Web sitelerinin kötü olduğunu söylemek için 2′ye bastım ve telefon suratıma kapantı. Bir daha denedim yine aynı şey oldu. Demek ki şikayet etmeyeceksen bu telefonu meşgul etme diyorlar. Neyse mecburen şikayette bulundum ama orada da aldığım cevap hem eksik hem de yanıltıcıydı. Zaten cevabı veren de muhtemelen oradaki sekreter bayandı.
Bunun yanında tüketicinin kendini güvende hissetmesi için oluşturulmuş bir oluşum daha var. “Tüketici Hakem Heyetleri”bunlar kaymakamlığa bağlı ve belli bir ücretin altındaki sorunlara bakmaya yetkin kuruluşlar. 4 tane görevli cuma günler hafta içinde gelen şikayetler değerlendirip bir sonuca varıyor. Süreç 15 gün gibi bir sürede tamamlanıyor. Herşey çok güzel gibi gözükuyor ama atlanan bir konu var. Bu heyetlere bizzat gidip başvurmanız gerekiyor, duruşmalara yine sizin çıkmanız gerekiyor hatta sonucu bile gidip bizzat almanız gerekiyor. Bu da 3 tane yarım günlük izin almanız demek oluyor. Böyle olunca bu süreci bir defa yaşan biri ikinci defa başvuruda bulunmadan önce uzun uzun düşünüyor; 3 yarım günlük vaktim var mı? veya uğraşmaya değer mi diye?
Türkiyede metrobüs faciası gibi bu konuda da düşünce güzel ama uygulamada sınıfta kalmış durumdayız. Ben olsam nasıl yapardım;
1. Belediye nezdinde tüketici danışma hatları kurardım
2. Güzel bir web sitesi ile gerekirse resimlerle bilgilendirme yapardım
3. İnternetten ulaşılabilecek bir karar veritabanı tutardım, böylece insanlar sorunları ile ilgili önceden alınmış kararları görebilirler
4. Nasıl bilgi edinme kanununda 15 gün içinde cevap verilmezse ceza uygulanır diye bir madde var ve sorduğunuz her soru 15. gün cevaplanıyorsa, bu tüketici derneklerine sorulan sorulara da 15 gün içinde cevap verme zorunluluğu getiririm.;
5. Tüm sürecin posta ile halledilebileceği bir yöntem geliştirirdim.
şimdi ölü piksel konusunda bir koşturmaya giriyorum. Bakalım türk tüketici mahkemeleri ölü pikseller hakkında nasıl bir karar alacaklar. Evet, 3 yarım günümü buna ayırabilirim. ![]()




bir bilinçsiz tüketicide benim
gerçi çok fazla alışveriş yapmam ama bunları bilmek iyi oldu, sadece eğlence için bile bunları sorgulayıp gerekenleri yaptırmak gerekli aslında
güzel bir yazı olmuş..