Ana Sayfa

Hayatımda ilk defa evlenme teklif ettim :)

21.02.2008 at 4:11

Evet başlıktan da anlayacağınız gibi hayatımda ilk defa birine evlenme teklif ettim. Tabii ki Özlem’e :)

Bir süredir evlenme hazırlıkları içinde olduğumu bilirsiniz. En azından takip edenler bilir. Ama benim atladığım birşey vardı. O da “Evlenme Teklifi”. Bizim gibi uzun süredir birlikte olan çiftlerin eminim ki benzer sorunları oluyordur. Yani o kadar uzun süre birlikte oluyorsunuz ve herşeyi konuşmuş oluyorsunuz ki, evlenmek için evlenme teklifinde bulunmak yerine “E, artık zamanı geldi babanla konuş da şu evlenme işlemlerine başlayalım” deyiveriyorsunuz. İki tarafa da bu gaaaayet normal geliyor ama gel gelelim bu noktadan sonra evlenme teklif edecek zaman kalmıyor.

Akıllı adam ne zaman evlenmesi gerektiğine karar verir ve bu işleri bir teklifle başlatır bence(ki ben öyle değilim:)). Yoksa benim gibi nişana 3 gün kala sürpriz yapacam diye kasılır kalırsınız. Hoş evlenecekleri günün sabahında evlenme teklifinde bulunan bir arkadaşlarım da var :)

Neyse, ben hemen anlatmaya başlayayım. Zira ben bu evlenme teklifini yapmaya karar verdiğimde ilk iş olarak internet’te arama yaptım. Kimler ne yapmış nasıl yapmış falan diye. Öncelikli olarak evlenme teklifinin yapılacağı mekanı bulmak gerekiyordu. İstanbul’da olanlar için güzel bir manzara bulmak çok zor değil ama çok çok güzel olsun deyince insanın aklına çok klişe yerler geliyor. Mesela Galata kulesi veya kız kulesi gibi. Hoş internete bakınca da herkes gün batımında kız kulesi demiş ama emin olun öyle yerler verdiğiniz paraya değecek kadar güzel değil.

Neyse, baktım internetten hayır yok. O zaman kendi çözümümü üretmeye karar verdim. İnternetten hayır yok dedim ama yine internetten restoranlara bakmaya başladım. Nasıl aratacaksınız. Evlenme teklif edilecek yer diye arattığınızda genelde “gün batımında kız kulesi” çıkıyor. Tamam kabul desem olmaz çünkü gün 5′de kararıyor ve bizim en erken buluşmamız 6:30 olacak. Neyse lafı uzatmadan devam edeyim. Bana bir yerden beleş olarak gelen “IPA kart” diye bir şey vardı. Bu adamlar size her türlü hizmeti veririz, ister çiçek göndeririz ister rezervasyon yaparız falan diyorlardı. Hemen aradım ve “Merhaba, ben kız arkadaşıma evlenme teklif edecem ve buna uygun bir yer arıyorum” dedim. Oradaki görevli kız garip bir şekilde sevinerek “bu hayırlı işim için” beni daha uzaman bir birime aktardı. Hemen oradaki görevliye de aynı cümleyi sarfettim. Adam nasıl olsun, nerede olsun, özel bir şey istiyor musunuz falan diye sorduktan sonra 5 dakika izin isteyerek telefonu kapattı.

Cidden 5 dk sonra sevinçle beni aradılar. Maçka’da Swiss Otelin bahçesinde NazTurk diye bir yer bulmuşlar. Manzarası çok güzelmiş, yemekleri harikaymış falan. Tamam dedim çarşamba günü akşamına 2 kişilik rezervasyon yapar mısınız dedim ve yaptılar. Böylece yer konusu hallolmuş oldu.

nazturk.JPG
NazTurk’den bir resim

Evlenme teklif etmenin en çekindiğim şey kalabalık bir ortamda diz çöküp o malum cümleyi söylemekti. Dedim ki söylemek yerine bir yere yazayım onu okusun. Tamam. Pankart açamam. Utanırım. Havada uçağın arkasına da yazılmaz hem gece görülmez hem de önemli değil ama biraz pahalı olur :) O zaman dedim pasta yaptırayım. Üzerine de kocaman “Benimle evlenir misin?” yazdırayım. Evet süper fikir dedim. Hemen en yakındaki Merhaba Pastacılık mağazasına gittim. Görevliye ufak kalp şeklinde bir pastanın üzerine “Benimle Evlenir misin?” yazmalarını, pastanın kenarına da bir gelin bir de damat koymalarını, gelinin saçlarının da sarı olmasını söyledim. Adam not aldı. Notlarında “Benimle evlenirmisin?” şeklinde yazdı, artık soru eki olan “mısın”ın ayrı yazılması gerektiğini söylemedim adama. Nasılsa biliyordur. Ertesi gün saat 4′de hazır olması konusunda anlaştık ve evin yolunu tuttum. (Merak eden olabilir Merhaba Pastacılık pastaları dilim sayısına göre satıyor. Dilim fiyatı 6 YTL ve buna şekil ve süslemeler dahil. Ama en ufak pasta 6 kişilik. Ama çok fazla süsleme isterseniz dilim fiyatı 7 YTL oluyor. Pastanın ufak gözüktüğüne bakmayın yemeğe kalkınca 6 kişiden daha fazla kişiye yeter.)

merhaba-pasta-orjinal.jpg
Pastanın Orjinali

merhaba-pasta.jpg
Benim istediğim hali

Şimdi sıra Özlem’e çaktırmadan çarşamba akşamı kimseye söz vermemesini ve birlikte bir yere gideceğimizi söylemeye geldi. Açtım telefonu ve nişan bohçası için eksik olan eşyaları almaya gidelim mi dedim. Tamam dedi.

Çarşamba sabahı olduğunda kafamda 40 tane tilki dolanıyordu. Pastayı al, çiçek al, yüzüğü unutma, swiss otel nerde? falan. Neyse evden çıkmadan önce özlemi aradım ve gayri ihtiyarı swiss otelin nerde olduğunu sordum. Özlem tarif etti ama neden lazım diye de sormadan edemedi. Süpriz bozulmasın diye bir toplantım var dedim. Hemen sanki toplantıya gidiyormuş gibi takım elbisemi giydim. Tam çıkacakken dedim toplantıda olduğum inandırıcı olsun diye notebook’umu da aldım.

Neyse çıktım evden gittim önce pastayı aldım, daha sonra taksimden bir çiçekci dükkanından gül aldım. Tabi sevgililer günü arifesi olduğu için gül fiyatları %50 zamlanmıştı. Güllerin yanında masaya serpmek için çiçekler de aldım. Aslında NazTurk’deki kişiler masaya gül koyabileceklerini söyledi ama yeri bilmediğim için faturada abuk bir çiçek fiyatı görmeyeyim diye kendi çiçeğimi kendim almaya karar verdim :) Atladım taksiye, NazTurk’e gittim. İçeri girdim rezervasyon yaptırmıştım diyince “Buyrun Hüseyin Bey” dediler. Çiçekleri, masaya serpilecek diğer çiçekleri ve pastayı verdim ve koşar adım kaçtım :)

Çıkışta Özlem’i aradım. Toplantım bitti sen ne zaman müsait olursan seni alayım dedim. Tabi çakal sevgilim hemen anladı durumu :) yok nereye gidecez, yok swiss otelde ne yaptın falan sormaya başladı. Birşeyler uydurarak telefonu kapattım :) Sonra dedim el mi yaman ben mi yaman. Çünkü özlem hep zeki olmasıyla övünür. Mesela CityBank’ta çalışırken ona yapılan süpriz doğum günü hazırlıklarını hemen anlamıştı :) Hemen çıkır çıkır plan yapmaya başladım.

  1. Swiss otelde toplantı yaptığıma inandırmalıyım
  2. Gerçekten alışverişe gittiğimize inandırmalıyım
  3. Bir bahaneyle NazTurk’e gitmeliyiz.

Özlem’e Swiss otelde Egemen’in şirketiyle toplantı yaptığımı söylemiştim. Düşündüm düşündüm olayın bir yerinde Egemen’in telefon açıp bugün Swiss otelde toplantı yaptık demesi lazım. Bunu bana değil Özlem’e söylemesi lazım. Tamam ben şarjım bitti derim bana ulaşmak için Özlem’i arar. Peki aradığı zaman ne diyecek. Toplantı yaptık mı diyecek? Hmm Swiss Otel’de birşey unuttum derse bir taşla iki kuş vururum dedim. Ama önemli bir şeyini unutması lazım. Hmm cüzdan olabilir.

Hemen Egemen’i aradım. 7:30′da beni Özlem’in telefonundan arayarak Swiss Otelde toplantıdan sonra cüzdanını düşürdüğünü ve yakındaysak gidip alıp alamayacağımızı sormasını söyledim. Tamam dedi. Ama öncesinde benim onu çaldırmamı istedi. Normalde aklım böyle şeylere çok çalışmaz ama gerektiği zaman kafam çalışıyor demek ki :)

Özlem’i gerçekten alışveriş yapmaya gittiğimize inandırmak nispeten kolay onun için kurnazca plan yapmaya gerek duymadım. Özlem’i almaya giderken karmın acıktığını farkettim. Eğer bir şekilde hem kendimin hem de Özlem’in karnını doyurmazsam sorun olacak dedim ve hemen Pelit’den tatlı birşeyler aldım. O kadar acıkmışım ki akşam yemek yiyeceğimizi unutarak epey bir tatlı aldım :)
Elimde tatlılarla Özlem’in çalıştığı yerin kapısına gittim. Beklerken de dayanamayıp tatlılardan yemeğe başlamıştım. Özlem işten çıkıpda kapıda tatlı yiyen birini görmeyi beklemiyordu sanırım ki yüzü bir anda değişti :) Tatlı niye aldın yemek yerdik falan dedi ama ne yemeği canım alışveriş yapacaz diye geçiştirdim. Ben MetroCity’e gidelim dedim. Özlem orada yemek yiyeceğimizi düşünmüş olsa gerek bana Cevahir’e gitmeyi önerdi. Sanıyor ki yok orası olmaz diyecem o da foyamı su üstüne çıkartacak :) aaa olur dedim. Özlem istersen MetroCity’e gidelim falan derken ben ilk metro nerden gelirse oraya gitmeyi önerdim :) böylece ikisi ile de ilgili bir planım olmadığını açıkca anlatmış oldum :P

Cevahirde 1 saate yakın saçma saçma dolandık, gereksiz şeylere baktık. Hoş kayınpederime(babama) birşeyler almam gerekiyordu onun için ben ciddi ciddi bakıyordum aslında :) Tam dolanırken NazTurk’den telefon geldi. Telefonu bilmeden açtım. Garson bana eğer yüzüğü getirebilirsem masaya misinalı bir atraksiyon düşündüğünü söyledi. Ben Özlem’e çaktırmadan birşeyler söylemeye çalıştım ama olmadı ben de telefonu kapattım. Özlem’e de konuyu geçiştirdim o da çok üstelemedi.

Saat 7:30 olduğunda Egemen’e hatırlatmak için telefonunu çaldırdım. Sonra “off şarjım bitti” diye telefonumu kapattım. 10 dk geçti arayan soran yok. Sonra çaktırmadan telefonu bir daha açtım ve yeniden çaldırdım kapattım. Bu sefer 5 dk sonra Özlem’in telefonu çaldı. Önce Özlem’e Swiss otelde cüzdanı düşürdüğünü söylemiş sonra da beni telefona istedi. Telefonda ciddi ciddi “hadi ya, nerde düşürdün acaba” falan diye konuştuk. Ben hemen gidiyoruz şimdi diyerek telefonu kapattım.

Off ya şimdi kim uğraşacak falan dedim Özlem’e sonra da ya yazıktır alalım diye bağladım. Metroyla Taksim’e gittik. Oradan bir taksiye atladık Maçka’ya. NazTurk’un kapısında Özlem’e bekle ben bakayım dedim. İçeriye dalıp garsona yüzüğü verdim. Sonra da Özlem’e süpriiiiz ben burada randevu almıştım diye Özlem’i içeri aldım. Masamıza geçtik. Masa cidden çok güzel hazırlanmıştı. Garsonlar çok ilgiliydi. Bana sürekli ismimle hitap ediyorlardı. Sanki sürekli geliyormuşum gibi :)

nazturk-ilkgelis.jpg
Masadaki serpilmiş çiçekleri ben aldım :) diğer çiçekleri NazTurk kendisi almış

Neyse tabi biz önceden bol bol cikolata yediğimiz için hiç birşey yiyecek durumda değildik. Onun için ön mezelerden birşeyler söyledik. Biz ana yemeği seçerken garson benim önüme bir şarap menüsü açtı. İçinde “Hüseyin bey biz şampanya patlatmak istiyoruz ne dersiniz?” yazan bir not vardı. Ben de çaktırmadan evet olabilir dedim. Ana yemeği seçerken garsonun yardımıyla “keyifli” yemeklerden birer tane seçtik. Hemen söyleyeyim hem mezeler, hem de yemekler INANILMAZ güzeldi. Garsonların ilgisi de aynı şekilde.

Bir ara Özlem banyoya makyaj yapmaya gitti. O sırada biz de garsonla muhabbet etme fırsatı bulduk. Garsonla şöyle yapalım böyle yapalım diye planlar yaptık. Garson Özlem’in çok sevdiği bir yemek olup olmadığını sordu ben de közde patlıcan ezmesi dedim. En son garson şampanya nasıl birşey olsun diye sordu. Ben içkiden anlamadığım için ya kafana göre yap birşeyler dedim. 1 milyarlık birşey olmasın değil mi diyince benim kafama dank etti. İçimden “1 milyarlık şampanya da mı varmış yahu?” dedim. Yok dedim mümkünse daha uygun birşey olsun dedim. Garson gülümsüyerek “ben de öyle düşünmüştüm” dedi :) Şaşkınlığımı çok belli etmişim herhalde :)

Mezelerle birlikte çok güzel bir közde patlıcan geldi. Çok güzel peynirler geldi. Biz zorla da olsa o mezeleri yiyerek ana yemek öncesinde yediğimiz tatlıları eritmeyi bekliyorduk. Mezelerden sonra biraz bekledikten sonra ana yemekler geldi. Garson’un dediğine göre ana yemekler 15 dk içinde hazır olabiliyormuş. Yani normal bir zamanda sadece yemek için giderseniz 15 içinde yemeğinizi gelebiliyormuş. İnanılmaz güzel yemekler yapmışlardı. Zor da olsa yemekleri sonuna kadar yedik. O kadar tatlı üzerine çok iyi bile yedik :)

Yemeklerin ardından garson bize içi boş tatlı tabakları getirdi ve size çok güzel bir tatlı ve meyve getireceğim dedi. Ben saf saf meyve olmasın dedim. Adam garip bir şekilde suratıma baktı :) Ardından garson çaktırmadan yanıma gelerek isterseniz bayanın yanına geçin dedi. Hemen zıpladım Özlem’in yanına. Özlem neden buraya geldin derken, mutfaktan 7-8 kişi ellerinde benim pastam, bir bayanın elinde benim çiçekler diğerleri de alkışlayarak bize doğru gelmeye başladı. Pastanın üzerinde yanar döner şeylerden vardı. Özlem cidden şok içindeydi. Pasta geldi, ben şaşkınlıkla Özlem’in elini tutarak duyulur duyulmaz bir sesle “Benimle Evlenir misin?” dedim. Tabi Özlem heyecandan bunu duymadı. Kadın “Hanımefendi, önce pastadaki yüzüğü bulun” dedi. Biraz bakındıktan sonra damadın boynuna geçirilmiş yüzüğü bulduk. Sonra ben yüzüğü aldım. Yine çiçekli bayan Özlem’den bir cevap vermesini istedi. Özlem soruyu duymamasına rağmen “Evet” dedi. Ben yüzüğü taktım, bayan çiçeği verdi bir garson da yanda şampanya patlattı. Özlem ağladığını gizlemeye çalışırken çiçeği getiren bayan istediğimiz bir şarkı olup olmadığını sordu. O zamana kadar şarkı seçmek hiiiç aklıma gelmemişti. Bayan “Cennet” diye bir şarkı önerdi.

Canlı müzik yapan Nazlı Kızlar bizi tebrik ettiler. Sonra bizden bir şarkı ismi istediler. Biz de “Cennet” dedik. Gruptaki keman çalan nazlı kız masamıza geldi ve orada çalmaya devam etti. Ben bir anda inanılmaz stres oldum. Çünkü böyle bir restoranda kızın cebine 3-5 YTL para koysan ayıp olabilir (zaten baktım elbisesinin cebi de yoktu, başka yere de sıkıştırılmaz herhalde), kıza baksan bir sorun, bakmasan bir sorun. Önce kız orda yokmuş gibi davranayım dedim. Ama kız bir nezaket olarak başında keman çalıyor. İstesen gelip çalmaz. En saygılısı yapılan müziği dinlemek olacak diye düşündüm. Koltuğa yaslanarak müziği dinleyerek şampanyayı yudumladım.

Dediğim gibi ben şampanyadan anlayan biri değilim ama artık şampanyaya ne kadar vereceğim belli olmadığından mıdır bilmem o ana kadar içtiğim en güzel alkollü içkiydi. Daha önce şirkette patronun doğum gününde şampanyanın tadına bakmıştım ve beğenmemiştim. Nedense o akşam çok beğendim. Hatta 4 bardak içtim :) Boru mu dom perignon (dom periyon).

don_perignon_t.jpg

İlerleyen saatlerde bize başından beri bakan garson Ziya evine gitmeden önce masamıza geldi. Bizi bir defa daha tebrik etti. Ben size ufak bir güzellik de yaptım dedi. Ama tam ne olduğunu anlayamadık. Sanırım toplam fiyatta bir güzellik yaptı. (Merak edenler olursa söyleyeyim şampanya hariç yemekler 180 YTL tuttu. Ki bence mekana, hizmete ve yemeklere göre çok uygun bir fiyat.)

Özlem’i evine bırakarak geceyi bitirdik. Bence çok güzel bir gece oldu. Hatta benim beklediğimden de güzel bir gece oldu. NazTurk’un bu gecede çok büyük katkısı oldu. Eğer gelecek yıllarda da var olurlarsa her sene en az bir defa misafirleri olacağız :) Umarım unuttuğum birşey yoktur. Aşağıda da resimlerden birkaç tanesini koyuyorum. Evlenme teklifinde bulunacak erkeklerin hepsine tek tek başarılar diliyorum çünkü bu iş orta ölçekli bir proje kadar zor. Kolay gelsin.

p2061417.JPG p2061412.JPG p2061404.JPG

VN:F [1.7.9_1023]
Rating: 8.9/10 (21 votes cast)
VN:F [1.7.9_1023]
Rating: 0 (from 0 votes)
Hayatımda ilk defa evlenme teklif ettim :)8.91021
Bu sayfada yazılanlar işinize yaradı mı?

13 Responses to “Hayatımda ilk defa evlenme teklif ettim :)”

  1. Hüseyin tek kelimeyle süpersin. Bütün genç kız arkadaşlarımızın hayali olan, muhteşem bir evlilik teklifi gerçekleştirmişsin. Öziii, nerelerdesin, ses soluk yok hiç. Allah bir ömür boyu mutluluk versin..

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  2. Eyvallah Cengizcim.
    Her genç kızın rüyası zinger dikiş makinası :)

    UA:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UA:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  3. Hüseyin Abi, Tebrikler… Organizasyonda süper olmuş, anlatımında :)

    Özlem Abla’ ya da, sana da mutluluklar…

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  4. Vallahi Tebrik Ediyorm hüseyin abi allah herkese senin gibi birisini nasip etsin diyorm…

    allah bi başlayan bu hayırlı işinizi tamamına erdirsin…

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  5. Umarım uzun ve mutlu bir hayatı paylaşırsınız…

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  6. Hayırlı olsun kardeş.
    Bir yastıkta kocamanız dileğiyle.

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  7. Okurken inanılmaz sevindirici bir hoşnutluğa kapıldım. İnsanın bu özel anlarında yaşadıklarını okumak kadar güzel bir şey olamaz heleki bu bir evlenme teklifiyse tecrübe olması açısından süper yapmışsın.. Teşşekkürler. .Allah bir yastıkta kocasın. Ee darısı bizim başımıza artık, bende yazarım bloğuma zamanı gelince inş…

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  8. Amin amin :)

    Cihan, yazınca bizle de paylaşırsın değil mi?

    UA:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UA:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  9. inş. kısmet :)

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  10. Çok merak ettim şampanya ne kadarmış acaba :D

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  11. tebrik ediyorum :) süper olmuş vallahi … sonsuza kadar mutluluklar size.. cok yakışıyosunuz pü pü pü maşallah allah nazarlardan korusunn… darısı benim başımaa. ama bizde böle teklif edecek kişi nerdeeeeeeeee oo bende ima ediyorum bak nasıl olmuş falan diye . :) ben telefon numarasını versemde biraz ders verseniz olmazmı :D

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  12. Çok Hoş bir yazı olmuş… öncelikle ikinizi de tebrik ediyorum. Tüm bunları paylaştığın için de sana ayrıyeten teşekkür ederim.

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 5.0/5 (1 vote cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)
  13. öyle bir anlatmışsınki sanki o an yanınızdaymışım gibi hissettim.. Belkide şuan evlisinizdir bilemiyorum ama allah mutluluğunuzu daim etsin.. Bende buggün kızkulesinde teklif edicem ama çiçek konusunda serpme çiçeklere kadar kızkulesinde ücret alıyolar ama “başa gelen çekilir” dedim kabul ettim ve bu akşam orada teklif edicem..Pasta olayında ise pastanın içerisine kutu yaptırdım o kutunun içerisinede yüzüğü koydurup gönderdim kızkulesine ama senin pasta şekli çok daha güzelmiş.. Keşke daha önceden okusaymışım bu fikirleri ama neyse artık olduğu kadar:)) selamlar..

    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0.0/5 (0 votes cast)
    UN:F [1.7.9_1023]
    Rating: 0 (from 0 votes)

Leave a Reply

Eğer resimli yorum yapmak istiyorsanız ayrıntıları burada bulabilirsiniz.
Lütfen yazım hatalarına dikkat ediniz.

Google