Ben düşündüm sen de yap
Bu aralar iş güç rahat olduğu ve iş dışı yaptığım işleri de bıraktığım için akşam eve çok rahat bir şekilde geliyorum. Bir şeyi yapmak zorunda olmamak çok güzel birşey. Daha önceki yazımda sözlük arama sisteminden ve hisse senedi takip sisteminden az çok bahsetmiştim. O zamandan bu yana bu iki uygulama için de çok fazla bir ilgi olmadı
Olmasın sorun değil ben zevk için yapmıştım. Yaparken de çok zevk aldım zaten
Neyse geçen gün aklıma bir sistem geldi. Önceleri çok kapsamlı ve çok zor bir proje olduğu için sadece bir fantaaaazi gibiydi ama bu zamana kadar gördüm ki çoğu işe yarar proje aslında bir hayalden yola çıkmış. Daha sonra bizim olmaz dediğimiz şeyleri pratik olmayan ama akılcı çözümler getirilmiş. Ama gördüm ki bu çözümler işe yarıyor. Sistem bir defa ortaya çıktığı zaman zaten daha akılcı bir çözüm üretiliyor.
Neyse düşündüm ki, eğer tüm dünyada herkesin kablosuz olarak erişebileceği bir internet ağı olsaydı. Yani bilgiye ulaşmak için artık kablolara ve erişim noktalarına ihtiyacımız olmasaydı insanlar çok daha akıllı olabilirlerdi. En azından çok akıllı olmasalar bile bir çok şeyi bilirlerdi. Örneğin bir restoranda üzerinize yemek döküldüğünde anında ne yapmanız gerektiğini öğrenirdiniz.
Eğer bilgiye erişmek sorun olmasaydı ikinci adım olarak bilgiye erişecek cihazların gözlük gibi hayatın parçası haline gelmesi ve ekstra bir cihaza ihtiyaç duymadan havaya elimizle bişeyler çizmek, gözümüzle bir yere bakmak, birşeyleri düşünmek gibi şekillerde bilgi girebilmek ve daha sonrasında da çaktırmadan bilgiye erişebilmeliyiz. Çaktırmadan diyorum çünkü cep telefonu gibi bir cihaz üzerinden arama yaparak daha sonra çıkan sonucu okuyarak bilgili gözükemeyiz, ama baktığımız bir binanın ne olduğunu üzerinde görebilirsek baktığımız anda bilgilenmiş oluruz.
Şimdi diyelim ki bir gözülüğümüz var ve biz bu gözlüğü monitör olarak kullanabiliyor. Tabi aynı gözlüğü normal numaralı gözlük olarak da kullanmaya devam ediyoruz. Aynen filmlerdeki gibi. Şimdi yolda gidiyoruz. Bir mahalleye girdik ve bu mahallenin adını merak ediyoruz. Yere bakıyoruz ve yerde mahallenin adı yazıyor. Normalde yazmıyor ama bizim gözlük önce GPS ile bizim pozisyonumuzu belirliyor daha sonra da internetten bu pozisyondaki sokağın adını bulup bize veriyor. Gözlük de o bilgiyi yere baktığımızda görmemizi sağlıyor. Bu yapılamayacak birşey değil. Biraz akıllı bir görüntüleme sistemi ile şuan bile çok rahat yapılabilir. Ama belki biraz daha yavaş olur.
Burada bazı sorunlar var tabiki. Mesela bir dört yol ağzında duruyorsunuz. GPS sizin pozisyonunuz 10 metre hatayla veriyor ama GPS sizin ne yöne baktığınızı bilmiyor. Bu durumda GPS’in yanında bulunduğunuz yerde sabit olan bilgilere ihtiyaç var. Hayal bu ya. Bunun için her 10 metrede bir kaldırımın belli bir yerine bir verici koyuyoruz. Gözlük hassas bir şekilde bu noktalara olan uzaklığı hesaplıyor ve bir şekilde bizin tam olarak pozisyonunuzu ve yönünüzü belirliyor. Böylece baktığınız yöndeki sokağın ismini size veriyor. Hatta bunu da yaparken sokağın yerini hesaplıyarak sokağın ismini her zaman asfalta denk gelecek şekilde yazıyor.
Buraya kadar sadece yerlere konulacak vericiler ile işimizi hallettik. Aslında bu yerdeki vericiler bize sokak hakkında bilgiler de verebilir ama biz işi o kadar karmaşıklaştırmayalım.
Şimdi yine filmlerdeki gibi gözümüzle baktığımız binalar hakkında bilgi edinmeye gelelim. Bunun için de önce bu yere koyduğumuz vericiler gibi birşey düşünmüştüm ama daha sonra binaların bilgi dağıtması yerine alıcıların bilgiyi internetten çekmesinin daha doğru olacağını düşündüm. Şimdi ben diyorum ki binaların üzerlerine gözle gözükmeyecek bir boya ile bina numaralarını yazalım. Hem de mümkün olan her yerine ve çeşitli büyüklüklerde. Böylece bir binaya bakan gözlük bina üzerindeki belli renkteki sayıları algılayacak ve internetten o pozisyondaki o numaralı binanın bilgilerini çekecek ve bu bilgileri o binanın üzerine gelecek şekilde gözlük üzerinde gösterecek. Böylelikle uzaktan dürbünle baktığımız binlar hakkında da bilgi edinebileceğiz.
Tabi bina hakkında ne gibi bir bilgi edinilir demeyin. Binanın altındaki mağazanın yapmış olduğu promosyonlar, kampanyalar, binanın adresi, belki belli yetkilendirmeler ile binada oturan kişiler gibi bilgiler edinilebilir. Mesela arkadaşınız size oturduğu evin adresini gönderdi. Siz gözlüğü takıyorsunuz ve gitmeniz gereken yollar farklı bir renge boyanmış oluyor. Yürüyorsunuz yürüyorsunuz sonra bir sokağa giriyorsunuz ki o sokakta bir ev yanıp sönüyor. Hoş değil mi?
Bu teknoloji için gerekli malzemeleri sayıyorum.
- Kablosuz internet – Yapılabilir
- GPS – Zaten var
- Yerlere hassas pozisyon belirleme noktaları – Neden olmasın
- Binalara görünmez yazılar – Bence olur
- gözlük – işte işin en zor kısmı bu. Ama illa gözlük olmak zorunda değil. Aynı işi cep telefonu ile veya bir cep bilgisayarı ile de yapmak mümkün olabilir. Mesela aletin kamerası ile sokağa bakarsınız ve ekranda yukarıda anlattığım şekilde bilgiler gelebilir.
- Grafik tanıma ve işleme yazılımı ve donanımı – ee bu da yapılır artık eşek değiliz ya
- Bu şekilde çalışacak bir sistemin enerjisini karşılayacak bir güç kaynağı – Bu zor işte. Nokia pil kullanılabilir veya araç şarjı kullanılabilir.
Düşünmesi benden yapması elin gavurundan olsun. Ama ne olursa olsun o kablosuz internet ttnet’den olmasın
Koltuklarımız geldi çok güzeller. İnsanın kendi koltuğunun olması ne güzel birşeymiş. İnsanın karşısına geçip izleyesi geliyor. İnşallah yatakodası da koltuklar kadar güzel olur.




waybe dünya nereye gidiyor böyle
her yere wifi güzel olurdu ama tr gelince parasız olmaz 
Fikretmeye dewam et abi belki ilerde sen daha önce davranırsın ve teknoloji tarihine geçersin ve ne düşünmüştüm demek zorunda kalmasın