Kır sim kartını
2007 yılında çıkan bir genelgeyle artık eczaneler yandaki gibi bir ışıklı pano kullanacaklarmış. Böylece eczaneler daha rahat görülebilecekmiş. Aslında benzer uygulamalar yurt dışında uzun zamandır var. Orada yeşil bir + işareti kullanıyor. Aslında E harfi Ezcaneleri belirtmek için güzel bir harf ama yabancıların da eczaneleri kolayca tanıyabilmesi için benzer bir işaretin kullanılması daha hoş olabilirdi. Yazıda hastaneler için kullanılan H harfine benzer bir şekil kullanıldı deniyor ama H harfi hem Hastanenin hem de ingilizce Hospital’in baş harfi olduğu için sorun yok. Ama Eczane ingilizcede drugstore. pharmacy. chemist’s shop gibi farklı kelimeler ile ifade edildiği için ortak bir harf bulmak zor. Neyse öyle yada böyle güzel bir gelişme olmuş. Artık bir mahallede nöbetçi ezcane var mı yok mu hemen anlayabileceğiz.
Türkiyede bilmem kaç milyon tane cep telefonu abonesi varmış ya. Şimdi ben bakıyorum tüm mafya ve teroris içerikli dizilerde adamlar her konuştuklarında bir simkart kırıyorlar. Ayrıca adamların ceplerinde en azından 5 tane sim kart var. Şimdi adamlar her operasyonda bir simkart atsa ohooo büssürü abone yapar.
Şimdi bu konuyla ilgili olarak, şimdi bu adamlar her konuştuklarında sim kartlarını atıyorlarsa bir kişi aradığı kişinin yeni cep telefonu numarasını nasıl biliyor. Tamam diyelim ki sadece bir kişi simkartını atıyor. O zaman bu cep telefonunu dinleyenler karşı tarafın telefonunu dinleyerek simkartını değiştiren kişiyi takip edebilirler. Ayrıca bazı dizilerde sadece simkart değiştirilirken bazı dizilerde hem simkart hem de telefon değiştiriliyor. Sanırım bunun kararı dizinin bütçesiyle ilgili birşey. Belki de oyuncu kendi cep telefonunu kullanıyordur onun için telefonu yere atmak istemiyor olabilir.
Şimdi biraz durup düşününce bu adamlar simkartlarını ve cep telefonlarını zırt pırt değiştirdiğine göre demek ki cep telefonu operatörleri sizin konuşmalarınızı dinliyorlar ve belki kaydedip daha sonraki zamanlarda yeniden dinleniyorlar demektir. Bir de olayın şöyle bir yanı var. Ben geçen sene Fransa’da telekominikasyon seminerine katılmıştım. Orada sanırım italia telecom şirketinden bir adam güvenlik için telekom operatörlerinin çaldırmalar dahil tüm arama kayıtlarını 2 sene boyunca saklaması gerektiğini söylemiştir. Ayrıca bunun bilgi saklama açısından çok büyük sorunlar yaşatacağını da söylemişti. Bir yanda çatır çatır tüm telefon görüşmelerinin dinlendiğini kabul eden diziler var, diğer yanda sadece arama kayıtlarının tutulmasının çok zor olacağını söyleyen bir adam var. Hangisi doğru?
Tabi bir de mesela taksimde yılbaşında yaşanan bir olaydan yaklaşık 3 hafta sonra yapılan telefon görüşmeleri incelenerek bir suçlu yakalanmıştı. Bu da telefon görüşmelerinin kaydedildiğinin kesin kanıtıdır herhalde. Hemen korkmayın canım tüm bunlar sizin güvenliğiniz için yapılıyor. Acaba okumadan imzaladığımız sözleşmelerde konuşmalarınız dinlenebilir gibi bir ibare var mıdır? Sanki olmasa yapmayacaklar ![]()





(4 oy kullanıldı, ortalama: 8.75 / 10)
biliyorum konutyla alakasız bir yorum olcak ama:)olsun yorum yorumdur.
ben amazom.com dan bir pc almayı düşünuyorum. ama yurt dışında daha önce alışveriş yapmadığım için nasıl olcak bilmiyorum.alacağım pc nin türkiyede satılmıyor.amazonda alırsam nasıl bir yol izlemeliyim.