Ana Sayfa

Kredi Kartı ile yapılan alışverişlerde Tüketicinin Korunması

16.06.2008 at 20:15

Eskiden ufak da olsa internet üzerinden satış yapan sitelere karşı bir güvenim vardı. Çünkü zaten sanal pos almak zordu ve ikincisi Visa ve Mastercard gibi kurumların internet dolandırıcılığını önlemek için tedbirler aldığını sanıyordum. Ama son zamanlar gerek altivi olsun gerek de shobbo gibi sitelerden alışveriş yapanların ürünlerini alamadıklarını buna rağmen bu siteler hakkında hukuki süreçte yanlız kaldıklarını gördüm. Bazı avukat arkadaşların çabalarıyla 5-6 kişilik toplu davalar açılabiliyor ama mantıklı olarak düşününce bu işin aslında kredi kartını kullandığımız bankalar tarafından yürütülmesi gerekir.

Mesela biri benim kredi kartımdan izinsiz olarak para çektiğinde hemen bankaya başvurmayacak mıyız? Eee bunun da diğerinden bir farkı yok ki. Adam bizim kredi kartımızdan para çekmiş. Ben izin almadan yaptığını iddia ediyorum. Bunu kanıtlamak alışveriş yapılan kurum ile bankaya ait. Bankalar para alma konusunda hertürlü cambazlığı yaparken, tüketiciği koruma konusunda “Bu alıcı ile satıcı arasında bir işlemdir bizi ilgilendirmez” diyerek aradan çekiliyorlar. Halbuki parayı benden alan da, satıcıya veren de, hatta verirken komisyon alan da banka.

Neyse internette dolanırken bir hukuk sitesinde kredi kartları ile ilgili bir makaleye rastladım. Makale 2007 ocak ayında yazılımış. Sanırım içindeki hükümler halen geçerlidir. Kendimce önemli gördüğüm yerleri koyu ile yazacağım. Tüm metni okumak istemeyenler de bir fikir sahibi olabilir.

Avukat arkadaşlar varsa ve bu yazı ile internet üzerinden alışverişlerde bu kanunların kullanılması hakkında yorum yapan olursa da ayrıca seviniriz herhalde.

İşte bahsi geçen yazı şu: bu da linki.

V.Kart Çıkaran Kuruluş ve Kart Hamili Arasında Çıkan Uyuşmazlıklarda İspat Yükü
BKKKK’nda kart çıkaran kuruluşa, kart hamilini koruyucu, bir yükümlülük yüklenmiştir. Buna göre; kart hamilleri ile kart çıkaran kuruluşlar arasındaki işlemler nedeniyle oluşabilecek uyuşmazlıklarda, ihtilaf konusu işlemin hatasız bir şekilde kaydedildiği, hesaba intikal ettirildiği ve herhangi bir arıza veya teknik yetersizlik halinin olmadığına dair ispat yükü, BKKKK madde 32, fıkra 2 ile, kart çıkaran kuruluşa yüklenmiştir.
Kart hamilinin, kart çıkaran kuruluşlar arasındaki işlem nedeniyle herhangi bir iddiası bulunduğunda, bunun aksini ispat kart çıkaran kuruluşa düşmektedir.
Bu başlık altında son olarak değineceğimiz husus ayıplı mal ve ayıplı hizmet karşısında tüketicinin korunmasıdır.
VI. Ayıp Karşısında Sorumluluk
TKHK md. 4 ve md. 4/A’da ayıplı mal veya ayıplı hizmet karşısında tüketicinin korunmasına dair düzenlemeler bulunmaktadır. Her iki maddenin de üçüncü fıkralarını konumuzla ilişkileri çerçevesinde inceleyeceğiz.
TKHK’un bu düzenlemelerine göre (md. 4/4/A); ayıplı mal durumunda imalatçı, üretici de dahil olmak üzere, ayıplı mal ve hizmet karşısında satıcı, bayi, acenta, ithalatçı ve 10’uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren ayıplı mal ve hizmetler ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludurlar. Mal ve hizmetin ayıplı olduğunu bilmemeleri sorumluluğu ortadan kaldırmaz.
TKHK’nun 10.’uncu maddesinin beşinci fıkrasında; “kredi verenin tüketici kredisini belirli marka bir mal veya hizmet satın alması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda (bağlı kredi) satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanında, teslim veya ifa edilememesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olmaktadır.” denmektedir.
Bu maddelerde kısaca malın üretiminden ve hizmetin en başından başlayarak tüketiciye ulaştırılmasına kadar geçen aşamalarda mala ve hizmete aracılık eden herkes bu hükümlerle tüketiciye karşı sorumlu tutulmuştur . Bu düzenlemelerin tüketici yararına olduğu aşikardır. Burada kredi veren kuruluşun sorumluluğu ilk derecede ve diğerleriyle eşit düzeydedir.
Tüketicinin, satıcının teslim ettiği malın veya sağladığı hizmetin ayıplı olması durumunda seçimlik hakları mevcuttur. Bu seçimlik haklar TKHK madde 4, fıkra 2’de belirtilmiştir. Bunlar; bedelin iade edilmesiyle sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteme, ayıp oranında bedel indirimi isteme, ücretsiz onarım isteme haklarıdır.
Tüketici bu haklardan birini kredi veren kuruma ve diğer müteselsil borçlulara karşı ileri sürebilir. Bu haklardan birinin kredi verene karşı ileri sürülmesi durumunda, kredi verenin ayıplı mal ve hizmetin neden olduğu her türlü zararı nakdi tazminat yükümlülüğü vardır.
Bu maddelerin kredi kartıyla alınan mal ve hizmetlere uygulanma durumuna da değinelim.
TKHK madde 10, fıkra 5, bağlı kredilere uygulanmaktadır. Bu durumda kredi kartının bağlı kredi niteliğine değinmekte yarar görüyoruz.
Bağlı kredinin oluşması için; satışa sunulan ve tedarik edilen mal ve hizmet ile kredi veren tarafından verilen kredi arasında ekonomik bir birlik bulunması ve verilen kredinin bu malın satış bedelini karşılamak için verilmiş olması gerekir .
Kredi kartı uygulamasında, kart çıkaran kuruluş, kart hamiline vereceği kredi kartını sadece anlaşmalı üye işyerlerinde kullanılması halinde nakit ödemeksizin alış veriş yapma olanağı sağlayacağını taahhüt etmektedir.
Kredi kartı vasıtasıyla tüketici kredisi kullanılması durumunda kart çıkaran kuruluş, kart hamiline üye işyerlerinde kullanılmak üzere kredi açmış olacaktır. Böylece üye işyeri tarafından satılan mal ve sağlanan hizmet ile kart çıkaran kuruluş tarafından kart hamiline kullandırılan kredi arasında bağlı kredi unsurları açısından, ekonomik birlik bulunması koşulu oluşmaktadır .
Bu anlattıklarımız bağlamında kredi kartı kullanımı durumunda da bağlı kredi oluştuğunu söyleyebiliriz. Bunun sonucunda da TKHK madde 10 fıkra 5 ve TKHK madde 4 fıkra 3, madde 4/A fıkra 3 kredi kartlarına da uygulanır.
Kanaatimizce, bu şekilde, kredi veren kuruluşun ayıp karşısında diğerleriyle birlikte müteselsil sorumluluğunun kabul edilmesi, kart çıkan kuruluşu üye işyerini seçmede daha özenli davranmaya yöneltebilecektir . Ancak kredi veren kuruluşlar satın alınan belirli mal veya hizmet konusunda uzman olamayacaklarından , bunların ayıp karşısında birinci derecede ve müteselsil sorumlu tutulmalarının ne kadar uygun bir düzenleme olduğu tartışılır.
B. Maddi Olmayan Kullanım
Tüketici ile satıcı yüzyüze gelmeden, tüketicinin mal hakkında, sadece satıcının iletişim araçlarının olanaklarından yararlanarak verdiği bilgilere dayanarak yapılan sözleşmelerde tüketicinin korunması gerekmektedir. Bu korumayı mesafeli sözleşmeler başlıklı TKHK madde 9/A ve Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik sağlamaktadır.
Mesafeli sözleşmenin tanımı TKHK madde 9/A, fıkra 1’de yapılmaktadır. Buna göre; mesafeli sözleşmeler; yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kullanarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.
TKHK’daki tanımdan da anlaşılacağı üzere mesafeli satışların ayırt edici özelliği tarafların karşı karşıya gelmeksizin, iletişim araçları vasıtasıyla sözleşme yapmalarıdır . Aynı tanım MSY madde 3’te de yer almaktadır.
Mesafeli sözleşme kapsamına, katalogdan, gazete, dergi, ilanlarından ve diğer yazılı iletişim araçlarından seçme yoluyla yapılan satışlar, telefonla yapılan satışlar, teleshopping, internet aracılığıyla yapılan satışlar girmektedir.
Mesafeli sözleşmelerde, sözleşme tarafları yüzyüze gelmeden kurulduğundan ödeme yapılması hususu zorluk arzetmektedir. Bedelin malın teslimi veya hizmetin ifası sırasında ödenmesi bir seçenek olmakla birlikte bu seçenek satıcı ve hizmet sunan bakımından tercih edilen bir yol değildir. Bu nedenle genellikle kredi kartı kullanımı aracılığıyla ödemenin gerçekleştirilmesi yoluna gidilmektedir .
Bu hususta BKKKK’nda daha önceki başlıklarda da değindiğimiz üzere bir düzenleme bulunmaktadır. Konunun 20. maddesi imza gerektirmeyen işlemler başlığı altında, kredi kartının işlemin niteliği nedeniyle, harcama ve alacak belgesi düzenleme imkanı olmayan hallerde, hamil tarafından çeşitli iletişim araçları ile kart numarası bildirilmek veya imza yerine geçen kod numarası, şifre ya da kimliği belirleyici benzeri başka bir yöntemle işlem yapılmak suretiyle kullanılabileceğini belirtmiştir.
Ancak kredi kartı maddi olan/olmayan kullanımlarda, özellikle haksız kullanım durumlarında tüketiciler bakımından büyük sakıncalar doğurabilir.
Özellikle internette, tüketicinin vermiş olduğu bilgilerin üçüncü kişilerin eline geçmesi ihtimali, mesafeli sözleşmelerde tüketici açısından en büyük tehlikelerden birisidir. Bu durumda bu bilgilerin ele geçirilmesi ve bunların kullanılması suretiyle kredi kartının hukuka aykırı kullanımı söz konusu olmaktadır.
Mesafeli sözleşmelerde hukuka aykırı kullanım durumunda, MSY’nin “geri ödeme” başlıklı 10’uncu maddesinde kart çıkaran kurulaşa yüklenen bir yükümlülük söz konusudur. Bu maddeye göre; mesafeli sözleşmelerde, ödemenin kredi kartıyla yapılması durumunda tüketici, kartın kendi rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme işleminin iptal edilmesini talep edebilir. Bu halde, kart çıkaran kuruluş itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını tüketiciye iade eder.
AB konsey Yönergesi “kartla ödeme” başlığını taşıyan 8. maddesinde benzer bir düzenleme bulunmaktadır .
Bu durum kredi kartının çalınması veya kaybolması durumlarından farklıdır. Burada kredi kartının çalınması veya kaybolması söz konusu olmadığı halde mesafeli sözleşme nedeniyle elde edilen bilgiler kullanılmak suretiyle tüketicinin kredi kartından harcama yapılmaktadır.
Kredi kartının çalınması veya kaybolması halinde tüketicinin, kart çıkaran kuruluşa durumu bildirime yükümlülüğü, mesafeli sözleşme nedeniyle elde edilen kişisel bilgilerinin 3. kişi tarafından kullanılması halinde söz konusu olmaktadır .
Bu nedenle yönetmelikteki bu hüküm tüketici açısından yararlı olmuştur. Kart çıkaran kuruluşun koşulsuz sorumluluğu bulunmaktadır . Yani tüketici kredi kartının mesafeli sözleşme nedeniyle, rızası dışında ve hukuka aykırı olarak kullanıldığını ileri sürerek ödeme işlemini iptal ettirebilir. Kredi kartı çıkaran kuruluşun kural olarak itiraz hakkı yoktur.

Valla bu maddeleri okuyunca insan bir an heyecanlanıyor. Baksanıza itiraz hakkı yoktur falan diyor :) Valla ben hem arkadaşımdan hem de siteye yorum yapan birinden bildiğim kadarıyla bankalar bu konuda söylediğiniz herşeye itiraz ediyorlar. Bence bundan sonra bankalara başruvurken bu yukarıda bahsedilen maddeleri de kullanarak başvurmak gerekiyor. Böylece sizin bilinçli bir kullanıcı olduğunuzu görüp daha düzgün davranacaklardır.

İnternette online alışveriş sitelerinin güvenirliliği hakkında bir site olmadığını farkettim. Sanırım ilk işim böyle site kurmak olacak. Bir çok kişiye yararlı olabilir. Araştırmamı devam ettirirken şöyle bir siteye daha rastladım. Orada Mesafeli Sözleşmeler Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik dosyası içinde yazanlar aynen şöyle.

Geri Ödeme
Madde 10 — Mesafeli sözleşmelerde, ödemenin kredi kartı veya benzeri bir ödeme kartı ile yapılması halinde tüketici, kartın kendi rızası dışında ve hukuka aykırı biçimde kullanıldığı gerekçesiyle ödeme işleminin iptal edilmesini talep edebilir. Bu halde, kartı çıkaran kuruluş itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren 10 gün içinde ödeme tutarını tüketiciye iade eder.

Sanırım bu yazı da benim daha önce söylediklerimi destekler nitelikte. Yani ne yapıyoruz. Böyle bir dolandırıcılık durumunda hemen bankamıza dilekçe yazıyoruz ve 10 gün sonra paranın iade edilmesini bekliyoruz. Ayrıca siteyle ilgili yapılan her işlemde bankaya da bir bilgilendirme yazısı çekiyoruz ki, bizim haberimiz yoktu gibi bir bahane bulamasınlar. Bilgilendirme için Banka Genel müdürlükleri kullanılabilir sanırım.

Bu sayfada yazılanlar işinize yaradı mı?

1 Bu konuda bir daha yazma2 Saçmalamışsın3 Kötü bir yazı4 Gereksiz bir yazı5 Ne iyi ne kötü6 İyi olmuş ama eksik yönleri var7 Güzel aslında ama tuzu mu az olmuş8 Güzel bir yazı olmuş9 Duygularıma tercuman olmuşsun10 Süper bir yazı olmuş (6 oy kullanıldı, ortalama: 10 / 10)
Loading ... Loading ...

One Response to “Kredi Kartı ile yapılan alışverişlerde Tüketicinin Korunması”

  1. Ben zaman istihbarattan…
    size ulaşabilir miyim?
    0537xxxx012
    a.bayraktar at zaman.com.tr
    dolandırıcılıkla ilgili
    acil…
    saygılarımla

    Admin: Telefon numarası ve e-mail güvenlik nedeniyle değiştirilmiştir.

Leave a Reply

Eğer resimli yorum yapmak istiyorsanız ayrıntıları burada bulabilirsiniz.
Lütfen yazım hatalarına dikkat ediniz.

Google