Buz Pateni Deneyimlerim
Size buz pateninde doğal bir yeteneğe sahip olduğumu daha önce söylememiştim sanırım. Aslında bloguma buz pateni yapmaya başladığımı da yazmamış olabilirim. Evet buz pateni yapıyorum ve bu konuda doğal bir yeteneğim olduğunu kabul etmek zorundayım
Şimdi bu yazıyı 5-6 sene önce benim roller blade’e binmeye çalışışımı izleyen değerli arkadaşım ozan okuduğu zaman bana hak verecektir. O zamanlar doğal bir yeteneğim olduğunu anlayamayışımın sebebi 5 TL’ye arkadaşımdan aldığım uyduruk patenlerden dolayı olabilir. Hoş o paranın da bir kısmını ödememiş olmamın da etkisi olabilir. O zamanki deneyimimde ayakta kaldığım süre yerde olduğum süreden çok daha kısaydı. Hatta yere doğru kat ettiğim mesafe ileriye doğru kat ettiğim mesafeden daha fazla da olabilir. Ama bu benim buz pateninde doğal bir yeteneğim olduğu gerçeğini değiştirmez.
Şimdi efendim olay şu şekilde başlıyor. Belarusdaki asosyal hayatımı bir nebze de olsun neşelendirmek için gittiğimiz bir carting pisti vardı. Bir gün bu pistin yerinde buz pateni pisti açıldığını gördüm. Hemen son model telefonumdan yerin fotoğraflarını çekip bularusdaki hayatları nispeten benden daha sosyal olan arkadaşlarıma gönderdim. Onların da gaza gelmesiyle bu işe başlamaya karar verdik. Ne kötüdür ki bu sosyal arkadaşlardan biri o sırada istanbul’da tatildeydi diğeri ise (Alptekin olan) buz pateni aktivitesini satacak kadar sosyal biriydi. Allahtan şirketteki Rus arkadaşlardan biri benimle patene gelecek kadar gaza geldi.
Neyse belaruscuğumda paten kirası 5000 ruble. Yani 3 TL. 1 saatlik kayma seansı da 5.000 ruble. Hepi topu 6 YTL’ye 1 saat babalar gibi kayabiliyorsun. Ben ilk gün pür dikkat buzun üstünde ayakta durmaya çalışırken, benim gibi ilk defa kayan rus arkadaş fıtı fıtı kaymaya başladı ve bir süre sonra pistte tur atarak yanıma geldi. Hatta eleman bir süre sonra bana göre 10 kat fazla olan kayma hızını bir 10 kat daha arttırdı. Ama kaplumbağa ve davşan hikayesinde olduğu gibi ben yılmadan azimle ilerlemeye çalıştım ve bir süre sonra ayaklarımı V şeklinde açarak ilerlemeyi başardım. O gün 2 defa düştüm. Ama ikinci düşüşüm çok sağlam oldu.
Zamanla buz pateninin aslında motosiklet kullanmaya çok benzediğini fark ettim. Aslında tüm denge olayları birbirine benziyor. Genelde hepsinde nereye bakarsan oraya gidersin kuralı geçerli oluyor. Buz pateni de onlardan biri. Çok bariz bir şekilde nereye bakarsan oraya gidiyorsun. Tabi bu kural genel bir dengeyi sağladıktan sonra geçerli. Yoksa beynin ilk yaptığı iş buzun kayganlığını düşünmeden normal zemindeymiş gibi davranmak oluyor. Tabi böyle olunca geri geri koşar gibi bacakları ileri geri yapıp kase üzeri düşmek veya daha kötüsü bu hereketi ileri doğru yapıp diz üstü düşmek işten bile olmuyor. Tabi youtube sağolsun temel bazı hareketleri gösteren videoları izleyince nasıl ayakta ve dengede kalacağınızı öğreniyorsunuz. Siz hiiç yorulmayın ben hemen anlatıyorum.
Şimdi efendim yavaş yavaş ilerliyorsunuz diyelim, bir anda göz hizanıza güzel bir hatun geldi (ki ilk zamanlar beyin dengede durmak için konsantre olduğundan önünüze çıkan bir hatuna ister istemez kilitlenebiliyorsunuz. Ayrıca sürekli ileriye ve yere bakıyor olmanız da cabası) veya hemen önünüzde biri yere düştü diyelim. Bütün dengeniz bozuldu ve paniklediniz. Bu durumda yapmanız gereken şey çok basit. Ama bunu anlatmak o kadar basit olmayabilir tabi. Şimdi efendim. İki bacağınızı birleştiriyorsunuz ve hafif dizleri büküp eğiliyorsunuz. Vucudunuz da hafif öne eğiliyor. Çok sıkışmış bir kişinin kirli bir tuvalette yapılabileceği bir hareket gibi düşünebilirsiniz. İşte dengeyi kaybettiğiniz an bu hareketi yapıyorsunuz ve ellerinizi de dizlerinize koyuyorsunuz. İlk başlarda bu hareketi yaptığınızda kısmet nereyeyse oraya yönleniyorsunuz ama bir süre sonra nereye bakarsan oraya gidersin kuralı gereği tuvalet pozisyonundayken gitmek istediğiniz yere bakarak oraya doğru yönlenebiliyorsunuz.
İlk zamanlar düşmekten de korkulduğu için düşmemek için her türlü şaklabanlığı yapmak serbest. Buna yandaki kıza tutunup onu düşürmek de dahil. Hoş ben doğal bir yetenek olduğum için buna hiç gerek duymadım ama bu şekilde kızlarla arkadaşlık kurmaya çalışan bazı Türkler de gördüm. Kızların bu harekete karşı tavırları genelde olumsuz yönde oluyor, şimdiden söyliyeyim. İçi fesatlar için buradan bir defa daha tekrar etmem gerekirse ben yapmadım yapan Türkleri gözlemledim. Bir yanlış anlaşılma olmasın.
Neyse lafı fazla uzatmadan doğal yetenek olduğumu anladığım güne geleyim. Ama ondan önce Türkiye’de aldığım buz pateni derslerini anlatmam gerekiyor. Zira doğal yetenek olmamı o derslere borçluyum. Bizim hanımköy olan bakırköyde galeriyada yıllardır bir buz pisti vardır. Hep görmüşümdür ama bir türlü cesaret edipte içine girememişimdir. Tabi bunda roller blade’ki doğal yeteneksizliğimin de etkisi var. Vucut otomatikman böyle aktiviteleri reddediyor sanırım. Sonuçta yaşamak doğal bir içgüdü. Neyse bir de genelde yaşlı kadınların ufak çocukları ile dolu bir pist olduğu için çocuklardan birinin üzerlerine düştüğümde kötü sonuçlar çıkartabileceğim için de buz patenine mesafeli davranmıştım. Ama bu sefer, az da olsa kayıyor olmanın verdiği gazla ve 3 aydır anca ileriye doğru kaymayı öğrenebilmiş olmamın da etkisiyle özel ders almaya karar verdim. Galeriyadaki pist buradaki pistin 3′te biri kadar ya var ya yok. Buna karşılık paten + pist kirası buradakinin neredeyse 3 katı. 1 saatlik özel ders 1 kişi için herşey dahil 30 TL. Eğer özel dolap alacaksınız 1 saatlik dolap kirası 1 TL. Bunu da ayrıca vermeniz gerekiyor.
İlk önce murat hoca’dan ders aldım. Kendisine belarus’da çalıştığımı ve akşamları kaymaya gittiğimi söyledim. Birlikte ufacık pistte 1-2 tur attıktan sonra hoca bendeki cevreri anlamış olacak ki dengemin güzel olduğunu söyledi. (Duy bunları ozan). Sonra ileri kayma dışındaki diğer temel hareketleri gösterdi. Mesela durma. Ayakları ters V harfi yapıp daha sonra yanlara doğru itmek gerekiyor. Daha sonra sağa sola dönüşleri çalıştık. Hoca bakışlardan çok omuzların gidilecek yönü göstermesi gerektiğini söyledi. Daha sonra tek ayak üstünde bir süre gitme, hatta tek ayak üstünde dönüş yapma işlemlerini yaptık. Ardından hoca geri geri gitmeyi gösterdi. Bu hareket için de ters V harfi yapmak ve parmak uçlarına ağırlık vermek gerekiyor. Belirli bir ritmi tutturduktan sonra çok hızlı bir şekilde geriye kayabiliyorsunuz. Geri geri kaymak dışadan bakıldığında çok havalı duruyor. Hoş benim yapabildiğim kadarı havalı durmaktan çok kıçını sallayan gergedana benziyor ama o gergeden bir gün geri geri kayıyor olacak.
Son olarak pek artistlik olan sola dönüşlerde sağ ayağın sol ayağın soluna koyulmak suretiyle yürümeye benzer bir hareket yapmaya geldi. Bu hareket sayesinde çok hızlı ve kontrollü dönüşler yapılabiliyor. Anladığım kadarıyla buz pateninin en temel hareketlerinden biri. Bu hareketi yapabilmek için önce tek ayak üzerinde bir süre kaymayı çalışmak gerekiyor. Daha sonra bu hareketi durduğunuz yerde yan yan yürür gibi yapmanız gerekiyor. Bu hareketi kaygan bir pistte yapmak zor ama zamanla alışılıyor. Bu hareket sırasında hoca patenlerin birinin dışına diğerinin içine basacaksın gibi benim o sırada anlayamadığım bir şey de söylemişti.
Neyse bugün belarus’da paten yapmaya gittim (sosyal arkadaşlar yine sattı). Önce meydanlardaki beleş buz pistlerinde bir iki deneme yaptım. Ama zemin diğer piste göre tırtıklı olduğu için pek keyif alamadım. Daha sonra cillop yüzeyli piste gidip o artistlik dönme işini çalıştım. Yaklaşık 30 dakikalık dönmeden sonra hocanın içe basacaksın, dışa basacaksın muhabbetini anladım. Olay şu şekilde. Bu patenlerin altında bir demir bulunuyor. Genelde o demirin bıçak gibi keskin olduğu düşünülür ama öyle değil daha çok bıcağın arkasındaki keskin olmayan taraf gibi. Normalde düz kayışlarda bu metalın ortasındaki düz kısım kullanılıyor. Ama zamanla hız arttıkça patenin sağ veya sol köşelerini de kullanmaya başlıyorsunuz. Şimdiye kadar gördüğüm kadarıyla patenin sağ yanına basınca sağa doğru sol tarafına yatınca da sola doğru gitmeye başlıyorsunuz. Slalom yapmak için ayakları sağa sola çevirmek yerine patenlerin sağ ve sol yanlarına basmak daha etkili oluyor. İşte bu şekilde patenin sol yanına yatmışken sağ ayağı sol ayağın dışına koyup pek artistlik bir hareket yapabiliyorsunuz.
Eee olayın doğal yetenek kısmı nerde diye sorabilirsiniz. Kardeşim 2 ders alarak daha ilk günden artistlik dönüşler yapıyorum. Üstelik 4-5 defa düşmeme rağmen bir yerimi incitmeden kayıyorum. Daha ne olsun.
Peeeh bu da kendini birşey sanıyor diyenleri pistlerde görmek isterim. Geri geri dönmeyi keşfettiğim gün hiçbirinizi tanımam şimdiden söyliyeyim.




arkadşm sn biraz fazla havalnmışsın. bizde ikinci derste arkadşmla dönüşlere geçtik. senin hızlı ilerlemenin sebebi kurs almadan önce zaten düz kaymayı az çok öğrenmiş olman. bizim 4. dersimiz bi kaç saat önceydi ki biz artık zıplayışlara geçtik. güzel kaymak güzel bişi ama güzel kayıp bnde doğal yetenek var die kasılmak bnce çok itici. asıl doğal yetenek bir işi güzel yaptıktan sonra etrafta kasılmamak. ki eminim ben senden yaşça küçüğüm ama görünüşe bakılırsa patende daha öndeym. ama bu doğal yetenekten deil istek ve azimle oluyo. bn bi tek dönüşlere geçtiimde düşmüştüm oda salağın tekiyle çarpışmamdan dolayı. ayrıca sana bi tavsiye zeytinburnunda olimpik çaplarda buz paten alanı açıldı. orada kayarsan – ve kendi patenlerini alırsan- daha ucuza daha verimli çalışmış olcaksın. ben şahsen bahceşehirde kursa yazıldım verde molino’da bu 2. haftam. Haftada iki ders 180 lira ve çok uygun. kendi rispot profesyönel patenlerimi bu ay sonu alıyorum. böylece dışarda paten kirası ödemicem . önemli olan yetenee sahip olmak deil adam gibi çalışmaktır. zaten buz üstünde yetenek deil “denge” vardır ki o dengeyi pratik yaparak sağlayabilirsin.
@rmuz,
Sitedeki genel yazım şeklimi çok bilmediğin için “doğal yeteneğim” var dememin de espiriden ibaret olduğunu görememişsin. Doğal yetenekten çok doğal bir yeteneksizliğim var. Hoplama zıplama değil doğru gitsem bana yeter
Yetenekten çok çalışma ile ilgili bir mesele. Ne kadar çok çalışırsan bacakların o kadar çok alışıyor kayma durumuna. Bende buz hokeyi patenleri var. Türkiye’ye dönünce Zeytinburnundaki alana bakarım. Bahçeşehirdeki kurs alanı ne kadar büyük? Buradaki en ufak yer, buz hokeyi pisti kadar. Daha büyük yerler de var. Saati de 3 TL. Açık alandaki yerler ücretsiz. Ama bahar gelince açık alandaki buzlar eridiği için kapalı yerlere gidilebiliyor sadece.
Ne diyeyim, sana başarılar diliyorum.